Tur Tarihleri : 1. 15.01.2017 - 31.01.2017
Fiyat : 4.995 USD dan başlayan fiyatlar
USD: 5.4357 TL, EURO : 6.1513TL

BU TURA KAYITLARIMIZ KAPANMIŞTIR

Etiyopya: Habeşistan'da Tarihe Yolculuk, Lalibela'da Timkat Festivali ve Omo Vadisi
15 Ocak - 31 Ocak 2017

 

 

 

Bir zamanlar Habeşiştan ismiyle bilinen Etiyopya, Afrika'nın boynuzunda yerleşmiş en eski hristiyan geleneklerini yaşatan ilginç bir ülke: Antik çağlardan beri Doğu’dan gelen fil dişi, altın ve tütsü gibi malların burada takas edilmesiyle zenginleşmiş ve III. yüzyılda Çin, Roma ve Pers İmparatorluklarına eşit olan Aksum, dünyanın dört büyük krallığından biri olmuşdu. Müslümanlar Kızıldeniz’e hakim olunca, Seba Melikesi ve Hz. Süleyman’ın soyundan gelen Hristiyan krallar, dağlara inşa ettikleri kalelerde ve kayalara oydukları kiliselerde kendilerini emniyete almışlardı. Habeşistan’da yapacağınız bu tarihe yolculukta, yılın en önemli ve renkli etkinliği olan Timkat Festivali’ni ülkenin kuzeyinde UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan, zengin Ortodoks Hristiyan mirasına sahip kutsal şehir Lalibela’da izleyebilme ayrıcalığını yaşayacak ve insanla kültürün, efsaneyle gerçeğin yoğrulmasını keşfedeceksiniz. Seyahatin farklı bir rengi ise, çevresinde yaşayan etnik kabilelerle son senelerde seyyahların büyük keşfi olan, Addis Ababa'nın güneyindeki vahşi Omo Vadisi olacak. Kenya ve Sudan sınırlarına yakın ve henüz çok bakir olan bu bölgede Hamer, Tsamai, Karo, Arbore, Ari ve Mursi gibi çok sayıda etnik Kabile yaşamakta. Buralarda, dudaklarına büyük halkalar geçiren, vücutlarını değişik şekillerde boyayan, hayvan postuyla giyinen insanları görmek mümkün.
Bu farklı ve olağandışı Afrika yolculuğu kültür, tarih, doğa ve tabi ki fotoğraf meraklıları için kaçırılmayacak bir fırsat.

Tur Lideri : Ayşe AKTUNALI

Bu tura katılımcı sayısı 18 kişi ile sınırlıdır

TURUN ÖZELLİKLERİ

 

  • Yıllar önce, Kuzeyde ki yol inşaatından dolayı ara verdiğimiz Kuzey Etiyopya seyahatini, inşatın önemli bir bölümünün tamamlanmasıyla yeniden seyahat programımıza aldık. Böylece, son derece ilginç olan Kuzey Etiyopya'da, ilk hristiyanların soyundan gelen ve adeta çağlar öncesini yaşayan yerel toplulukları geleneksel yaşam ortamlarında görüp, Timkat festivalini en otantik haliyle Lalibela'da izleyebilme ayrıcalığını yaşayacaksınız.
  • Seyahat programında bulunan Aksum, Simien Millî Parkı, Gonder ve Lalibela UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almakta.
  • Oldukça fakir bir ülke olan Etiyopya’nın en büyük zenginliği, hiç şüphesiz insan, tarih ve doğa. Ancak, altyapı hizmetleri henüz zayıf olduğu için Etiyopya seyahatinin macera niteliği taşıması kaçınılmaz. Konaklamalarımız için güzel konumlu ve gerekli konfora haiz oteller seçtik. Ama otel yıldızlarının Etiyopya normlarına göre verildiğini unutmamak lazım.
  • Güneyde ise, bazı gecelemeleri son derece sempatik ve gerekli konfora haiz 'lodge' larda yapacağız.
  • Seyahatimizin en uzun mesafeleri olan Addis Ababa/Aksum ve Lalibela/ Addis Ababa arasını uçakla geçeceğiz.
  • Yolculuğu, yer yer, hâlâ bozuk olan bazı yollara rağmen konforlu bir otobüs ile fazla yorulmadan, nefes kesici manzaraları seyrederek yapabilirsiniz.
  • Etiyopya’nın güneyine yapacağımız yolculuk ise konforlu 4x4 arazi araçlarıyla gerçekleşecek. Daha rahat edebilmeniz ve rahatça fotoğraf çekebilmeniz için her araçta 3 kişiden fazla yolcu olmayacak.
  • Omo Vadisi’nde bazı günler öğlen yemekleri piknik sepetleri şeklinde olacak.
  • Çok güzel bir tabiat ve renkli insanlar görebileceğiniz bu seyahati, kolaylıkla yapabileceğiniz imkanları bir araya getirecek bir program hazırladık, olabilecek en iyi otel ve lodge'ları seçtik fakat yine de konfor açısında çok büyük beklentisi olanların, bize danışarak ve tüm detayları almadan bu seyahate katılmamalarını öneririz.
TUR PROGRAMI

15 Ocak - Pazar     Istanbul - Addis Ababa

Türk Hava Yolları ile saat 18:35’te Etiyiopya’nın başkenti Addis Ababa’ya hareket.

 

16 Ocak - Pazartesi     Addis Ababa

Saat 00:55’te Addis Ababa’ya varış. Karşılama ve otele transfer. Birkaç saatlik bir dinlenmeden sonra, gün boyunca sürecek başkent Addis Ababa gezisi için hareket. İlk olarak, Etiyopya başkentinin nasıl planlandığını anlayabilmek için, şehrin kuzeyinde yer alan ve 3200 mt yükseklikteki Entoto tepesine çıkış. Rivayete göre, İmparator Menelik ve İmparatoriçe Taitu bu tepeden bakarken Addis Abbaba’nın kuruluşuna karar vermişler: Tepede durup aşağıya doğru bakarken, yukarıya çıkan ince bir buhar dumanı görmüşler; daha yakından görmek üzere yanına gittiklerinde, daha önce hiç görmedikleri bir çiçek ve şifalı su kaynağı ile karşılamışlar. Bu sebeple başkente Amharic dilinde “yeni çiçek” anlamına gelen Addis Ababa adını verdikleri rivayet edilir. Buradaki Mariam müzesi ve daha sonra, Etiyopya tarihini tanımak üzere Ulusal Müze gezileri. Bu müzede Lucy adı verilen 3.4 milyon yıllık ünlü insan fosilinden güçlü Aksum Krallığına; Ortaçağ krallığı Gondar’dan Imparator Menelik II ve Haile Selassie Hükümranlıklarına kadar Etiyopya tarihinin önemli parçalarını görmek mümkün. Ardından, günümüzde etnolojik müze olarak kullanılan, 1975 senesinde vefat eden İmparator Haile Selassie'nin eski sarayının gezilmesi. Son olarak, İmparator Menelik II tarafından 1896 yılında inşaa edilen St George Katedrali ve Etiyopya’nın en büyük Ortodoks kilisesi olan Aziz Teslis kilisesi ziyaretleri. 
Akşam yemeği ve geceleme otelde.


 

17 Ocak - Salı     Addis Ababa - Lalibela

Sabah havalimanına transfer. Etiyopya Hava Yolları ile bir saatlik bir uçuşla, Etiyopya’nın en çok ziyaret edilen yörelerinden biri olan 2630 metre yükseklikteki Lalibela’ya varış.
Kayalara oyulmuş kiliseleri ile UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Lalibela, aynı zamanda Etiyopya’nın en kutsal yerlerinden biri olarak bilinir: XII.yy başında, Wollo’nun taşrasında kaderi kral olmak olan bir bebek dünyaya gelir. Doğumunda etrafı bir arı bulutu tarafından sarılır. Bu bulutun arasından ona ileride hizmet edecek olan askerleri gören annesi, ona “egemenliği arılar tarafından onaylanan” anlamına gelen Lalibela adını verir. Lalibela kral olunca tüf bloklarına oyulmuş 11 adet kilisenin yapılması için emir verir. Bazıları tamamen monolitik olan bu kiliseler, tavandan zemine kadar klasik inşaat kuralları ile yapılmış. Bu olağandışı binaların yapımcıları, Müslümanlarla gerilim döneminde Kudüs yolculuğu tehlikeli olduğundan, Hıristyanların haç ziyaretlerini burada gerçekleştirebilmeleri için doğudaki kiliselerin tüm mimari detaylarını kullanarak, Kudus'ün kutsal mekanlarının bir reprodüksyonunu oluşturmuşlar. Bir galeri ve altgeçit sistemi ile birbirine bağlı olan bu kutsal yapılar, Ürdün adı verilmiş bir nehrin iki kıyısında yer almakta.
Lalibela'ya varmadan önce, Zagwe Hanedan’ın son kralı Nakutolab’a adanmış Nakutob Manastırı gezisi. Manastır damlayan kutsal suyu ile tanınan bir mağara kilise barındırmakta.
Öğle yemeğinin ardından, Dünya Mirası Lalibela’nın olağanüstü örenyerinin keşfine başlıyoruz: İki grupdan oluşan Lalibela kiliseleri ile ilgili tüm sırlar henüz açığa çıkmamış ve mimari teknik uzmanlarını halen meşgul etmekte. Her kilisenin, popüler kültüre kuvvetli bir biçimde yerleşmiş efsaneler ile zenginleştirilmiş kendine özgü bir tarihi var. Kiliselerin en büyüğü Beta Medhane Alem ve Kral Lalibela’nın favori kilisesi Beta Meriem’in yanı sıra Beta Meskel, Beta Denaghel, Beta Michael ve Beta Golgotha kiliselerinden oluşan Lalibela’nın birinci grub kiliselerini ziyaret. Akşam yemeği ve geceleme otelde.


 

18 Ocak - Çarşamba     Lalibela / Timkat Festivali

Sabah, ikinci grub kiliseler ile Lalibela’nın keşfine devam. Aksum stilindeki en güzel monolitik kiliseler olarak kabul edilen Beta Amanuel ve kiliselerin içinde en çok tanınanı olan haç şeklindeki Beta Gyorgis (Aziz Jorj) Kilisesi gezileri. Buların yanısıra Beta Merkorios, Beta Gabriel ve Beta Rafael gibi kiliseleri dekore eden XV. Yüzyıldan kalma bazı dini resimleri de görme fırsatı bulacağız. 
Öğleden sonra ise yeni başlayan Timkat etkinliklerini izleme imkanı bulacağız. Tören, Ahit Sandığı'nın bir replikası olan ipek kumaşla sarılmış Tabot’u nehre kadar saygıyla taşıyan rahiplerin yürüyüşüyle başlar. Bu törende Tabot, vaftiz olmak için Ürdün Nehri’ne gelen İsa Mesih’i temsil etmekte. Timkat, her yıl 19 Ocakta, İsa’nın Ürdün Nehri’nde vaftiz edilmesi anısına Etiyopiya’nın tüm kuzeyinde kutlanmakta. Bu önemli ve renkli dinî festivali izleyebileceğiniz en güzel yer hiç şüphesiz etkinliğin kalbi olan kutsal şehir Lalibela'dır. Etiyopya efsanelerine göre, on emir levhalarını barındıran Ahit Sandığı, Milat’tan önce X. yüzyılda Hz.Süleyman ile Seba Melikesi’nin oğlu I. Menelik tarafından Küdus’tan kaçırılıp Etiyopya’nın kuzeyinde bulunan Axum’a getirilmiş. Bugün Zion Meryem'i Kilisesi’nin hazinesinde emniyetli bir şekilde saklanan Tabot’u, kilisenin başpapazı dışında kimse göremez. Bu nedenle, Etiyopya’nın her önemli kilisesinde Tabot’un bir replikası bulunmakta. Lalibela’da 19 Ocağın arifesinde başlayan “ketera” adlı ayinler sırasında, papazlar Tabot’ları kiliselerden “Taboat Maderia” olan su havuzunun yanında kurulan ve onları muhafaza edecek olan çadıra götürürler. Binlerce coşkun kişi zil, trompet ve davul çalan, şarkı söyleyen, dua eden ve bronz tütsü buhurluğu sallayan rahiplere eşlik eder. Öğle yemeği, akşam yemeği ve geceleme otelde.


 

19 Ocak - Perşembe     Lalibela / Timkat Festivali - Bahar Dar

Sabah, Timkat Festivali etkinliklerini izleme. 19 Ocak’ta ise kutlamalar “Taboat Maderia”da devam eder. Piskopos, suya batırılmış altın bir haç yardımıyla suda yanan kutsanmış bir kandili söndürerek, Ürdün Nehri’ni sembolize eden su havuzunu kutsar. Burada toplanan inançlı kalabalık kutsal su ile papazlar tarafından vaftiz edildikten sonra, şarkı söyleyerek ve dans ederek Lalibela kiliselerini ziyaret etmeye giderler. Bu özel günde bembeyaz geleneksel elbiseleri ile erkekler, kadınlar ve çoçuklar papazların kullandıkları rengarenk parlak kadife ve saten tören giysileri ve pullarla süslenmiş büyük kadife şemsiyeleri ile büyük bir tezat oluşmakta. Yüzyıllardır değişmeyen bu törenler Eski Ahit’in ayinlerini anımsamakta. Etkinliklerden sonra, dağ geçitlerini aşarak Lalibela’dan 320 kilometre uzaklıkta, Bahar Dar’a doğru yola çıkış. Yol üzerinde, Awrambaları’nın yaşadığı köyü ziyaret ederek bu topluluğu ile tanışma. Sosyo-ekonomik sorunlarını çözmek amacıyla 1980 yılında kurulan bu toplulukta kadın ve erkek aynı haklara sahiptir. Akşamüstü, Palmiye ağaçlı bulvarlarıyla tropikal bir kent görünümü yansıtan Bahar Dar’a varış ve otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.


 

20 Ocak - Cuma     Bahar Dar - Gonder

Kahvaltının ardından, Tana Gölü bölgesini tanımak için 3500 km2 ile ülkenin en büyük gölü olan Tana Gölü’nde tekne gezisi. Bu yörede XVI. ve XVII. dönemine ait pek çok manastır görmek mümkün. Bu manastırlar bereketli bitki örtüsüne yayılarak insanı adeta modern yaşamın sıkıntılarından Ortaçağ ortamına sürüklemekteler. Gezeceğimiz, Zeghie Yarımadasındaki Ura Kidane Mihret (Merhamet) Manastır’ın kilisesi, fevkalade mimarisi ve dini resimleriyle Etiyopya’nın güzel örneklerinden birini oluşturmakta. Bu kilisede görevli olan papaz aynı zamanda krallık tacı muhafızı olarak da görev yapmış olduğundan bu ibadet merkezinin önemi yüzyıllar boyunca devam etmiş. Tekne ile Bahar Dar’a dönüş. Öğle yemeğinin ardından, son Etiyopya Yahudilerinin yaşadıkları bir Felaşa köyünü görerek, Gonder'e doğru yola çıkış. Akşamüstü 2200 metre yükseklikteki tarihî şehir Gonder’e varışı takiben otele yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.


 

21 Ocak - Cumartesi     Gonder - Debark – Simien Millî Parkı – Gonder

Sabah erken, Simien Parkı'nın merkezine doğru yolculuk. UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Simien Parkı’nın yürüyerek keşfi. Parkın en önemli noktası ve Etiyopya’nın çatısı olan Ras Dashen, 4620 metre ile Afrika'nın dördüncü en yüksek zirvesidir. Park 1969 yılında, Ibex Walia dağ keçisi, Etiyopya Kurdu ve uzun tüylü Gelada Babun maymunundan oluşan üç endemik hayvan türünü korumak üzere kurulmuş. Gögüslerinin üzerinde kalbe benzer, kırmızı lekeleri olan, otçul Gelada maymunlarını büyük gruplar halinde dolaşırken görmek mümkün. Gezinin ardından Gonder’e dönüş. yapıları ile bir Dünya Mirası daha olan Gonder’in keşfi. Hükümdarlar, mevsime göre ülkenin değişik bölgelerindeki çadırlarda yaşadıkları için, XVI. yy.a kadar sabit başkenti bulunmayan Etiyopia’nın ilk başkenti Gonder, 1632 de İmparator Fasilidas tarafından kurulmuş. Önce güçlü ve masif bir yapı olan Fasilidas Kalesi, daha sonra ince yapısıyla Iyassu I Kalesi, Bakka ve Mentewab Kaleleri, David III 'ün Müzik Sarayı ve Qusquam Kalesi inşaa edilmiş. Bu yapılar Afrika'nın ortasında Avrupa esintileri taşıyan gerçeküstü bir manzara oluşturmakta. XVII yy. da, Papa tarafından Etiyopya Katolik doktrinlerine karşı olan Kral Yohannes I’i Roma’ ya yakınlaştırmak üzere Portekizli Cizvit din görevlileri gönderilmiş fakat bunlardan en ünlüsü olan Pedro Paez bu faaliyetlerinde başarısızlığa uğrayınca, Etiyopya’lılar İskenderiye Kilisesi’ne bağlı Ortodoks olarak kalmışlar. Fasilidas Kalesinden sonra, İmparator I. Iyasu tarafından yaptırılan ve 1707 yılında geçirdiği yangında hasar gördükten sonra XVIII. yüzyıl sonlarında yeniden inşa edilen ve iç duvar resimleri ile bir şaheser olan Debre Behran Selassie Kilisesi ziyareti; duvarlardaki resimler tıpkı bir kitap gibi öğretici bir biçimde, Tevrat’ın ana konularını 110 koruyucu meleğin gözleminde tasvir etmekte. 
Akşam yemeği ve geceleme otelde.


 

22 Ocak - Pazar     Gonder - Aksum

Bugün Gonder’den, dağların olağanüstü güzel manzaralarını seyrederek, ülkenin görsel açıdan en zengin yolu üzerinden seyahatin en kuzey noktası olan Aksum’a hareket. Yol boyunca, vadilerle birbirinden ayrılan yüksek platoları, 1500 metreye varan etkileyici uçurumları, masa şeklindeki tepeleri ve kayalık zirveleri ile 4000 metreye ulaşan sıradağları, birçok dağ köyünü görebilirsiniz. Eritre sınırına yakın konumda bulunan, UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Etiyopya’nın en kutsal şehri Aksum’a varış. Aksum ismi ilk olarak I. yy sonunda yazılmış olan “Eritre Denizi’nde Yolculuk” adlı eserde kullanılmış. Aksum Krallığı gücünü Kızıldeniz yoluyla yapılan tütsü, fildişi ve altın ticaretinden edinmiş ve Hristiyanlığın ilk yüzyıllarında parlak bir medeniyetin merkezi olmuş. Bu medeniyete ilişkin izler şu anda Kızıldeniz’in her iki sahilinde de görülebilir. Yemen ve 1994’den beri Etiyopya'dan bağımsız olan Eritre kıyılarında yapılan arkeolojik kazılar, krallığın gücünü göstermekte. Aksum civarında 300 den fazla yazıt, dikilitaş ve rölyef içeren eser bulunmuş. Yazıtlar Habeş Hanedanı’na ait önemli olayları anlatmakta. Bu kalıntılar arasında özel bir yer tutan, IV. yy da hüküm sürmüş olan Ezana'ya ait olanlarda, Hristiyanlığın doğudan ülkeye bu hükümdarlık sırasında ulaştığı ve dini eğitimin Suriyeli rahipler tarafından verildiği anlaşılır. Daha sonra, 400 ton ağırlığındaki 33 metrelik bir obeliskin bulunduğu dikilitaş parkı, yeraltı mezarları, Seba Melikesi'nin ve Musevi Kralı Süleyman'ın oğlu I. Menelik tarafından Kudüs’ten getirilen ve On Emir Levhaları’nı içeren Ahit Sandığı'nı barındırdığı inanılan Sion Meryem'i Kilisesi gibi yerlerinin keşfi.
Akşam yemeği ve geceleme otelde.


 

23 Ocak - Pazartesi     Aksum - Addis Ababa - Shashemene - Hawassa

Sabah, Lalibela'dan birkaç kilometre uzaklıkta bulunan, Zagwe Hanedan’ın son kralı Nakutolab’a adanmış Nakutob Manastırı gezisi. Manastır damlayan kutsal suyu ile tanınan bir mağara kilise barındırmakta. Daha sonra, Etiyopya Hava Yolları ile başkente dönmek üzere hava limanına transfer. Addis Ababa’ya vardıktan ve öğle yemeğinden sonra güneye doğru, Great Rift Valley yani Büyük Yarık Vadisi’nde bulunan Langano’ya hareket. Başkentin 50 kilometre güneyinde, Awash Nehri kıyısında yer alan ve Ethiopya'daki en önemli Neolitik yerleşim yeri olan Melka Kunture’yi ve açık hava müzesini ziyaret. Langano’ya varışı takiben, zengin flora ve faunası olan göl kıyısındaki lodge’umuza yerleşme. Şirin bir tatlı su gölü olan Langano, başkentlilerin hafta sonları en sevdikleri kaçış yeri... Burada ayrıca atçılık, kuş izleme, balıkçılık, trekking, gölde tekne turları gibi birçok aktivite de bulunmakta. Akşam yemeği ve geceleme lodge’da.


 

24 Ocak - Salı     Hawassa - Arbaminch

1959 senesinde İmparator Haile Selassie tarafından kurulan Sidamo eyaletinin başkenti Hawassa 129 Km karelik küçük bir göl kıyısında yer almakta. Suaygırlarının yaşadığı tatlı su gölünde, zengin plankton ve balık çeşitleri bulunmakta. Burada yaşayan Marabut kuşlarının balık avlamasını seyretmek kuşkusuz seyahatin en ilginç görüntülerinden birini oluşturacak. Hawassa Gölünün kenarında kurulan ve yerli halk için önemli bir ticari etkinlik olan balık pazarını ziyaret ettikten sonra, Hawassa'dan ayrılıp tam güneye doğru, Amharic dilinde “Kırk Kaynak” anlamına gelen Arbaminch'e yolculuk... Yol üzerindeki güzel köyler görerek ve Abaya Gölü’nün kenarında mola vererek gün batımı için Nechisar Millî Parkı’na hakim enfes bir konumda yer alan lodge’umuza varış. Akşam yemeği ve geceleme lodge da.


 

25 Ocak - Çarşamba     Arbaminch - Konso

Arbaminch bir tepenin eteklerine kurulmuş sakin ve güzel bir kasaba. İki seviyeden oluşan Arbaminch Abaya’ nın tepelerinden Chamo gölleri ve Rift vadisi'nin çok güzel bir manzarasını seyredebilirsiniz. Sabah, dağlık yol üzerinde Dorze etnik grubunun yaşadığı Chencha köyüne hareket. Köy ziyareti sırasında etnik grubun önemli bir yiyeceği olan ve sahte muz ağacı olarak nitelendirilen “Enset” i tanıma imkanı. Dorze halkının geleneklerinde önemli bir yeri olan Enset'in kökünden yaprağına kadar çeşitli kullanımlarını öğrenebilirsiniz. Muz ağacına benzeyen bu bitki 8,9 metreye ulaşabilmekte. Afrika’nın tropikal ülkelerinde yetişen bu bitkiyi sadece Etiyopyalılar yiyecek özü olarak kullanmaktalar. Dorze’ler bu bitkiyi kamış ile birlikte külübe yapımı için de kullanıyorlar. Dönüş yolunda Arbaminch kasabasına ismini veren “kırk kaynak”da mola. Lodge’da öğle yemeğinden sonra, Chamo gölünde yapacağımız tekne gezisi sırasında, burada uyum içinde yaşayan büyük bir suaygırı, timsah, beyaz kartal ve pelikan popülasyonunu gözlemleyebilirsiniz. Gezinin ardından, Arbaminch’ten ayrılıp Etiyopya’nın güneyindeki Konso’ya doğru hareket. Akşamüstü varışı takiben, Omo Vadisi’ne hakim lodge’umuza yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme lodge da.


 

26 Ocak - Perşembe     Konso - Key Afer - Jinka

Sabah, Konso’ların yaşadığı bir köyü ziyaret ederek yaşayan etnik gruplar ile ilk tanışma. Konso Kültürünün bir parçasını olan taş duvarlı terasların oluşturduğu peyzaj UNESCO tarafından koruma altına alınmış. Çok sayıda “Waga” adlı tahta oyma heykel barındıran Konso müzesi gezisi. Adeta birer sanat eseri olan bu mezar totemleri çalınmaya başlanınca koruma altına alınmış. Daha sonra, Weyto Nehri’nin aktığı vadiden geçerek daha güneye doğru yolculuğa devam. UNESCO’nun bir başka dünya kültür mirası olan Omo Vadisi’ne giden yol üzerinde yerleşik Tsemai kabilesi köylerini ziyaret. Hayvancılık yapan ve arı yetiştiricisi olan Tsamay ve Benna halkları yakın yaşadıkları için birbirini etkilemekte ve genelekleri benzerlik taşımakta. Benalar Hamerlerle serbestçe evlenebilirler. Tsemailar ise güneydeki kabilelerin en renkli görünüme sahip olanlarıdır. Pazara gelen bu kabileleri bir arada görebileceğiniz Key Afer kasabasını gezdikten sonra, akşamüstü bölgenin en önemli şehri Jinka’ya varış. Akşam yemeği ve geceleme Jinka yakınlarında lodge’da.


 

27 Ocak - Cuma     Jinka – Mago Millî Parkı – Jinka

Sabah, Jinka’dan 40 kilometre uzaklıktaki Mago Millî Parkı'na hareket. Mursi Halkı, Mago Nehri’nin batısında ve Omo Nehri’nin doğusundaki alçak topraklarda Mago Parkı’nın içinde yaşamakta. Kavurucu iklim ve onları karakterize eden savaşçılıkları nedeniyle her türlü işgalden ve çağdaş unsurlardan kendilerini koruyabilmişler. Tarım ve hayvancılık yapan Mursi’lerin yaşam tarzı, Hamer ve Benna kabilelerinde de olduğu gibi sosyal örgütlenme ve ritüellere bağlı. Üst kasta mensup Mursi kadınlar alt dudaklarına, güzellik kriteri olan, kilden yapılma yuvarlak bir disk takıyorlar. Geziden sonra, öğle yemeği için lodge’umuza dönüş. Öğleden sonra, kabile yaşamları hakkında bir çok konuya ışık tutan Jinka müzesi ve bölgede yaşayan bir Ari kabilesi köyünün ziyaretleri. Akşam yemeği ve geceleme lodge da.


 

28 Ocak - Cumartesi     Jinka - Turmi

Sabah, bir kaç kez mola vererek Mago Parkı’nın güney-doğusunda ve Jinka’ya yaklaşık 130 km uzaklıkta bulunan Turmi’ye doğru yolculuk. Yol üzerinde, güneydeki tüm kabileler arasında en fazla toprak sahibi olan Benna etnik grubunun bir köyünü ziyaret. Hayvancılık ve arıcılığın yanı sıra tahıl, kahve, meyve yetiştiriciliğini de yapan Benna’lar Hamer, Karo ve Ari’ler gibi göğüs ve kollarında deriyi hacamat ederek iz bırakma yöntemini kullanırlar. Ayrıca kafalarını karakteristik bir şekilde tıraş eden erkekler kulaklarına çok sayıda piercing yaparlar. Öğleden sonra, Murile’ye doğru yola çıkış. Omo Nehri’ne hakim muhteşem güzel bir yerde yaşayan Karo kabilesini ziyaret. Karo erkekleri ve kadınları vücutlarını büyük bir özenle boyamaktalar. Akşamüstü Turmi’deki lodge’umuza varış. Akşam yemeği ve geceleme lodge da.


 

29 Ocak - Pazar     Turmi - Arbaminch

Bölgenin en dikkat çekici kabilesi Hamerler dir. Sabah, Turmi çevresindeki bir Hamer halkının köyünün keşfi. Hamer kabilesinin meşhur erkekliğe geçiş törenininde, saatlerce süren eğlencenin sonunda erkekliğe geçecek gençlerin yanyana dizilmiş sekiz veya on boğa üzerinden atlaması son derece ilginçtir. Böylece, yetişkinliğe başarıyla adım atan gençler evlenme hakkını kazanırlar. Hamer halkının bir başka özelliği ise vücütlarına ve muazzam bir özenle örülmüş saçlarına tereyağ ve toprak sürmeleri ve saçların uçlarına renkli boncuklar takmalarıdır.
Hamer erkekleri ise saçlarını topuz yaparlar. Uyurken bu topuzun bozulmaması için boyunlarının altına küçük bir destek koyarlar. Gündüzleri bu aksesuarı yanlarından ayırmayıp oturak olarakta kullanırlar. Akabinde Konso’ya giden yol üzerinde yerleşik ve aslen müslüman olan Arbore etnik grubu köylerinin keşfi. Tüccar olarak tanınan Arbore halkı eskiden fil dişi ticaretinin tekelini ellerinde tutardı. Bugünlerde ise büyükbaş hayvanları tarım ürünleri ile değiş tokuş yaparak geçimlerini sağlamaktalar. Geceyi geçirmek üzere Arbaminch'e doğru yola devam. Akşam yemeği ve geceleme lodge da.


 

30 Ocak - Pazartesi     Arbaminch - Addis Ababa

Sabah, bu yörelerin sessizliğini terk edip hareketli başkent Addis Ababa'ya dönüş. Yol üstünde, tarih döneminin başlarında yapılmış, 32’si yazıtlı 36 esrarengiz dikilitaşı ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Tiya arkeolojik sit alanının gezilmesi. Addis Ababa’ya varışı takiben Ketchene’de bulunan zaanatkarlar çarşısında alışveriş için serbest zaman. Ardından, uçuş öncesi kullanabileceğiniz otele yerleşme. Akşam yemeği folklorik gösteriler eşliğinde yerel bir restoranda. Geç vakitte, Bole hava limanına transfer.


 

31 Ocak - Salı     Addis Ababa – İstanbul

Türk Hava Yolları ile saat 02:25’te hareketle 06:45’te İstanbul'a varış.

 
Oteller    
Addis Ababa: Radisson Blu 4*
Axum: Consolar Hotel 3*
Gondar: Goha Hotel 3*
Lalibela : Sora Lodge 3*
Hawassa : Haile resort 4*
Arbaminch: Paradise Lodge 4*
Konso: Kanta Lodge 3*
Turmi : Buska lodge 3*

Uçak Dahil Tur Ücretleri

İki kişilik odada kişi başı
4.995 USD (14.922,56 TL *)
Tek kişilik oda farkı
745 USD (2.225,69 TL *)
 

* Fiyat yayımlandığı 24.05.2016 tarihinde geçerlidir.

Rezervasyon şartları:

. Talebiniz üzerine tura kaydınız opsiyonlu olarak 7 gün tutulur. Bu süre sona ermeden toplam tur bedelinin % 25 ini kapsayan ön ödemeyi yaptığınız takdirde rezervasyonunuz kesinlik kazanacaktır. Opsiyon süresi sonunda ön ödeme yapılmadığı takdirde talebiniz otomatik olarak iptal edilecektir.
. Bakiye, yurtiçi gezilerde seyahatin başlamasından 30 gün öncesine kadar, yurtdışı gezilerde seyahatin başlamasından 45 gün öncesine kadar tamamlanmalıdır.
. Ödemelerin belirtilen süre içinde yapılmaması durumunda rezervasyon iptal olmuş sayılır.

 
 

Ücrete dahil olan hizmetlerimiz
  • İstanbul/Addis Ababa/Aksum; Lalibela/Addis Ababa/İstanbul uçak biletleri (ekonomi sınıfı);
  • 2. günden 16. güne kadar 15 akşam yemeği;
  • 2. günden 16. güne kadar 15 öğlen yemeği;
  • Programdaki geziler ve ören yerleri girişleri;
  • Yerel rehber ve şöför bahşişleri;
  • Rehberlik hizmetleri;
  • Havaalanı vergileri;
  • Seyahat sigorta paketi.*

Ücrete dahil olmayan hizmetlerimiz
  • Programda belirtilmeyen geziler;
  • Tur lideri bahşişi**;
  • Her türlü kişisel harcama;
  • Vize.

*Zorunlu paket tur sorumluluk sigortası yaş limiti olmaksızın tüm seyahat ücretlerine dahildir. Ancak, Koptur özel seyahat sigortası 70 yaşına kadar olan yolcular için seyahat ücreti kapsamında olup, 70 yaş ve üzeri sigortalılara uygulanacak %100 ilave prim tur ücretinin kapsamı dışındadır. Prim miktarları aşağıda belirtimiş olup, bu ücretlerin seyahat tutarına artı olarak ilave edilmesi gerekmektedir. 

Kişi başı tur bedeli 1.000 € ile 2.000 € arası olan turlarda kişi başı +14,50 € 

Kişi başı tur bedeli 2.001 € ile 3.500 € arası olan turlarda kişi başı +20,00 € 

Kişi başı tur bedeli 3.501 € ile 5.500 € arası olan turla

 

© 2016 Vispo Travel. All rights reserved

Content
Tur Ara
Fiyata Göre
Tur tipi
Anahtar Kelime
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi