1502 yılında Puerto Limon yakınlarına ayak basan Kristof Kolomb, gördüğü doğal cennet karşısında büyülenerek bu topraklara Kosta Rika yani “Zengin Kıyı” adını vermiş. Ekolojik güzelliklerle dolu küçük bir Orta Amerika ülkesi olan Kosta Rika Karayipler ile Pasifik Okyanus'u arasında bir tropikal bahçe gibi uzanmakta. Kumsalları, yeşille mavinin buluştuğu Tortuguero Ulusal Parkı, 23-24 dereceyi aşmayan havasıyla Orta Vadi, nefes kesen Arenal Yanardağı, dokunulmamış yöreleriyle Kosta Rika keşfedilmeyi bekleyen büyüleyici bir ülke. Orta Amerika’nın en büyük ülkesi Nikaragua ise göller ve volkanlar ülkesi olarak nitelendirilmekte. Müthiş bir doğanın yanı sıra hareketli bir tarihe sahip Nikaragua’nın incileri olan Granada ve Leon şehirlerini birlikte keşfedeceğiz. Bu seyahatte tanıyacağımız bir sonraki ülke Panama, Atlas Okyanusu ile Pasifik Okyanusu birbirine bağlayan meşhur kanal ile birlikte jeopolitik ve ekonomik açıdan ciddi önem kazanmış.   Ülkenin zengin tarihi ve doğal mirası Kuzey ve Güney Amerika arasında köprü oluşturmasına neden olmuş. Bir mühendislik harikası Panama Kanalı boyunca, modern ve koloniyal mimari güzellikleriyle Panama City’den Colon’a, Pasifik kıyılarından Karayip sahillerine kadar, sürecek unutulmaz bir yolculuk yapacağız.

 

 

Orta Amerika’nın güneyinde, yağmur ormanlarından sömürge şehirlerine ve modern dönemler tarihine kadar uzanan olağanüstü bir keşif seyahatine hazırlanıyoruz...

1502 yılında Puerto Limon yakınlarına ayak basan Kristof Kolomb, gördüğü doğal cennet karşısında büyülenerek bu topraklara Kosta Rika yani “Zengin Kıyı” adını vermiş. Ekolojik güzelliklerle dolu küçük bir Orta Amerika ülkesi olan Kosta Rika Karayipler ile Pasifik Okyanus'u arasında bir tropikal bahçe gibi uzanmakta. Kumsalları, yeşille mavinin buluştuğu Tortuguero Ulusal Parkı, 23-24 dereceyi aşmayan havasıyla Orta Vadi, nefes kesen Arenal Yanardağı, dokunulmamış yöreleriyle Kosta Rika keşfedilmeyi bekleyen büyüleyici bir ülke. Orta Amerika’nın en büyük ülkesi Nikaragua ise göller ve volkanlar ülkesi olarak nitelendirilmekte. Müthiş bir doğanın yanı sıra hareketli bir tarihe sahip Nikaragua’nın incileri olan Granada ve Leon şehirlerini birlikte keşfedeceğiz. Bu seyahatte tanıyacağımız bir sonraki ülke Panama, Atlas Okyanusu ile Pasifik Okyanusu birbirine bağlayan meşhur kanal ile birlikte jeopolitik ve ekonomik açıdan ciddi önem kazanmış.   Ülkenin zengin tarihi ve doğal mirası Kuzey ve Güney Amerika arasında köprü oluşturmasına neden olmuş. Bir mühendislik harikası Panama Kanalı boyunca, modern ve koloniyal mimari güzellikleriyle Panama City’den Colon’a, Pasifik kıyılarından Karayip sahillerine kadar, sürecek unutulmaz bir yolculuk yapacağız.

 

 

Orta Amerika’nın güneyinde, yağmur ormanlarından sömürge şehirlerine ve modern dönemler tarihine kadar uzanan olağanüstü bir keşif seyahatine hazırlanıyoruz...

Tur Tarihleri : 1. 20.01.2018 - 03.02.2018
Fiyat : 5.485 USD dan başlayan fiyatlar
USD: 5.3589 TL, EURO : 6.0765TL

Orta Amerika'nın üçlüsü
Kosta Rika & Nikaragua & Panama

20 Ocak – 03 Şubat 2018

TURUN ÖZELLİKLERİ

Orta Amerika’nın zıtlıklarla dolu üç ülkesini keşfetme imkanı.

Panama Kanalı boyunca unutulmaz bir tren yolculuğu.

Panama'nın Embera yerlilerini ve kültürlerini tanıma.

Seyahat programında bulunan Leon Katedralı, Portobello Kalesi, Panama la Vieja ve Casco Antiguo UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almakta.

Karayip ve Pasifik kıyılarını keşfetme ve keyifini çıkarabilme fırsatı.

Seyahat genelde asfaltlanmış ve rahat olan yollarda konforlu otobüsler ile gerçekleşecek.

Kara yoluyla ulaşılamayan Tortuguero bölgesine tekne yolculuğu.

Panama City/Managua ve San Jose/Panama City arası uçak yolculuğu.

Kosta Rika’da gezeceğimiz millî parklarda yorucu olmayan yürüyüşler.

Konaklamalar için özel konumlu lodgelarda ve dört yıldızlı otellerde.

Tüm 'Dünyanın Renkleri' turlarında olduğu gibi Kosta Rika & Nikaragua & Panama seyahatinde de yemekler ve geziler için hiç bir extra harcama yapmak mecburiyetinde kalmayacaksınız.

Tur Lideri: Osman DÜLEK 

Bu tura katılımcı sayısı 18 kişi ile sınırlıdırTUR PROGRAMI

20 Ocak Cumartesi     İstanbul
 
Havalimanında buluşma.
 
21 Ocak Pazar     İstanbul – Panama City (Panama)
 
Türk Hava Yolları ile saat 02:10’da hareketle saat 11:30’da Orta Amerika'nın en büyük dördüncü ülkesi olan Panama'nın başkenti Panama City’ye varış. Panama, 1538-1821 arasında İspanyol İmparatorluğu’nun ve daha sonra 1903 yılına kadar Büyük Kolombiya topraklarının bir parçasıydı. Panama'nın bağımsızlığını, Bin Gün Savaşı’nın sonunda Kolombya’dan ayrılarak 3 Kasım 1903'te Panama Cumhuriyeti kuruluşu ile gerçekleşir. Panama ve ABD hükümetleri arasında imzalanan bir antlaşmayla ABD, Panama Kanalı'nı açma, işletme, denetleme ve hatta Panama'ya müdahale etme hakkını elde eder. kanal 1979 yılında ABD tarafından Panama’ya devredilir. Ancak sonraki senelerde ülkede yaşanan karışıklılar ve Panama'yı yöneten kişi durumuna gelen General Manuel Noriega'ya yöneltilen seçimlerde hile yapmak, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi suçlamalardan dolayı, ABD Panama'ya mali ve diplomatik savaş açtı ve 1989’da George Bush yönetimindeki hükümet, kanalı geri kazanmak adına Panama’yı işgal etti. 3 Ocak 1990'da teslim olan Noriega ise uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili suçlardan dolayı ABD'de yargılandı. ABD, 2000 yılında yeni bir anlaşma ile Panama’dan çekilmeyi kabul etti. Günümüzde kanal Panama devletinin kontrolünde. Karşılamadan sonra, tarihi sömürge mimarisinin modern gökdelenlerle zıtlık oluşturduğu Panama City’nin keşfi için hareket. Tarihi şehir, “Panama la Vieja” ve “Casco Antiguo” adlı UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan iki bölgeden oluşmakta. Panama’da kurulan ilk şehir olan Panama la Vieja, İngiliz korsan Henry Morgan tarafından 1671’de saldırıya uğrayıp talan edilmiş. Bu olay üzerine, 1673’de tahrip edilen şehrin ilerisinde “Casco Antiguo”adlı yeni yerleşim inşa edilir. Gezi Panama La Vieja’nın hemen dışındaki pitoresk balık pazarı ziyareti ile başlayacak. Daha sonra, adeta açık bir hava müzesi olan ve “Casco Viejo” olarakta adlandırılan Casco Antiguo ile geziye devam. Kaldırım taşı caddeleri ve etnik farklılığı ile bilinen Casco Antiguo Fransız ve İspanyol karışımını kolonyal mimarinin en güzel örneklerini sergiler: kiliseler, manastırlar, Bovedas adlı orijinal zindanlar, başkanlık sarayı, Plaza de La Indepencia Meydanı, duvarlarında kanalın inşaatı anlatılan Plaza De Francia Meydanı… Nuestra Señora de la Asuncion Katedrali, Ulusal Tiyatro ve Okyanuslararası Kanal Müzesi… Öğle yemeği gezi esnasında yerel bir restoranda. Pasifik Okyanusu tarafında Miraflores ve Pedro Miguel adlarında iki, Atlantik tarafında ise Gatun adında bir geçiş havuzu bulunmakta. Son olarak, Panama City’ye en yakın olan Miraflores Havuzu gezisi. Bir asırdan beri aynı hidrolik sistem kullanılarak çalıştırılan havuzun mühendislik harikası sırlarını ziyaretçi merkezinde öğrenebilirsiniz. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme Panama’nın en önemli ticari ve finans merkezinde yer alan otelde.

22 Ocak Pazartesi     Panama City – Panama Kanalı – Colon – Portobello – Panama City – Managua (Nikaragua)

Sabah, istasyona transfer ve Kanal boyunca unutulmaz bir yolculuk için trenle hareket. Panama Kanalı şantiyesi için yapılan bu demiryolunun inşası 1850'den 1855'e kadar 5 yıl sürmüş. 1850'de kurulan Panama Demiryolları Şirketi, eski popülerliğini yitirince 1981'de verdiği hizmeti sonlanmış. Ancak bir kaç sene önce, Panama City'den Colon'a uzanan bir saatlik turistik seferlerini yeniden başlattı. Tren, Pedro Miguel ve Miraflores havuzlarından geçerek sık ormanlar ve dünyanın en geniş üçüncü tatlı su kaynağı ve kanal havuzlarının doldurulması için kullanılan Gatun Gölü'ne (ki burada tren yolu doğruca suyun üzerinde kurulmuş gibi görünür) doğru devam etmekte. Panama Kanalı için ilk girişim 1881'de yapıldı. Proje, Süveyş Kanalı'nın inşasını gerçekleştiren Ferdinand de Lesseps'in önderliğinde deniz seviyesi kanalı olarak tasarlandı. Teknik, sağlık ve finansal sorunlar nedeniyle Fransızların bu girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1889 yılında şirket batmıştı ve 15 Mayıs'ta çalışmalar yasaklandı. 1904’te ABD tarafından devralınan kanal 15 Ağustos 1914'te hizmete açılmış. 79.6 kilometre uzunluğundaki kanalın yapımı sırasında, sıtma ve sarı humma gibi hastalıklardan büyük toprak kaymalarına kadar her türlü güçlükle karşılaşılmış ve 30 bine yakın işçi hayatını kaybetmiş. Trenin penceresinden görünen müthiş manzara, sizlere bu kanalın yapımı süresince çalışanların karşılaştıkları zorlukları hissettirecek. İspanyol Kralı Felipe II tarafından korsanlara karşı inşa ettirilip tahkimatlarıyla ünlenen ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Portobello şehrine varış. Kale Chagres Nehri’nin ağızına ve Karayip Denizi’ne hakim olarak konumlanmış. Portobello’da tipik bir lokantada öğle yemeğinin ardından yürüyerek kasabanın keşfi. Güney ve Orta Amerika daki İspanyol kolonilerinden getirilen altın, gümüş ve tüm diğer hazineler “güzel liman” anlamına gelen Portobello’da tutulduğu için bu şehir XVI. ve XVII. yüzyılların en zengin limanıydı. Akşamüstü otobüsle Panama City’ye dönüş. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Ardından havalimanına transfer ve Copa Hava Yolları ile saat 22:01’de hareketle saat 22:48’de Orta Amerika'nın en büyük ülkesi Nikaragua’nın başkenti Managua’ya varış ve ortele yerleşme. Geceleme otelde.

23 Ocak Salı     Managua - Leon

Managua 1931 ve 1972 yıllarındaki depremlerden ciddi hasar görmüş. Devrimden sonra ülkeyi yöneten hükümet yetkililerinin yetersizliği nedeniyle 1972’de ki deprem sonrasında kent kaotik büyüme başlamış. kahvaltının ardından, herşeye rağmen bol yeşil alan içeren başkentin keşfi. Hem barış kenti hem de savaşın kızı olarak bilinen Managua şehir turu esnasında, tarihi merkezde yer alan XIX. Yüzyılın sonlarında açılan ve yeni restore edilen Ulusal Kültür Saray’ı ziyaret. Müzede Ometepe Adası’nda bulunan kolomb Öncesi heykeller ve seramikler, duvar resimleri, modern resimler ve farklı etnik gruplara ait pek çok eser bulunmakta. Kentin en yüksek tepesi ve en güzel manzarasına sahip Loma de Tiscapa’ya çıkış. Gezinin ardından iki saatlik mesafedeki upuzun kumsallıkları ile tanınan Pasifik Okyanusu’na doğru hareket. Bir balıkçı köyündeki yerel lokantada deniz mahsullerinden oluşan geç öğle yemeği. Ardından, 18 kilometre uzaklıkta olan Leon’a doğru yola devam. Leon’a varışı takiben tarihi şehir merkezindeki otelimize yerleşme. Restore edilen zarif bir tarihi bina olan otel Leon’un özgün atmosferini yansıtmakta. Yerleşmenin ardından, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan San Pedro Katedrali’nin simgesi olduğu zarif kolonyal mimarisi tarzı ile tanınan Leon’un keşfi. Orta Amerika’nın en büyük katedrali ve Nikaragua’nın en önemli yapısı olan Leon Katedrali, 1747 - XIX. yüzyılın başlarının arasında inşa edilip, Barok mimarisinden Neoklasik mimarisine geçişi temsil etmekte. Katedral gezisinin ardından tipik bir restoranda akşam yemeği. Geceleme otelde.

24 Ocak Çarşamba     Leon - Masaya Pazarı – Granada / Isletas Adacıkları
 
Bu seyahatteki en kuzey nokta olan Leon’nun keşfine devam. Managua’dan sonra ülkenin ikinci büyük kenti ve eski başkent olan devrimler şehri Leon’a varışı takiben otele yerleşme ve öğle yemeği. Granada gibi Hernandez de Cordoba tarafından 1524 yılında Momotombo Yanardağı’nın eteklerinde kurulan ilk Leon şehri (Leon Viejo) önce 1578 volkan patlamasıyla kısmen ortadan kalkmış ve sonra da geride kalan kısım 1610 yılındaki büyük depremde tamamen yerle bir olmuş. Onun üzerine Leon şehri, 30 kilometre daha kuzeybatıda yeniden inşa edilmiş. Sömürge döneminde, 1857 yılına kadar Leon ülkenin başkenti olmuş. 1821 yılında İspanyol sömürgeliğinden kurtularak bağımsızlığını kazanan Nikaragua, Orta Amerika Birleşik Eyaletleri ile birleşir. 1939 yılında ise, Orta Amerika Birleşik Eyaletleri’nden çekilince, Leon doğal olarak Nikaragua'nın yeni başkenti olur. Fakat liberal rejimler Leon’u ve muhafazakar rejimler Granada’yı tercih edince bir uzlaşma sonucunda 1858 yılında Managua başkentliği devralır. Somoza Ailesinin ilk ünlü kişisi olan Nikaragua Cumhurbaşkanı ve diktatör Anastasio Somoza Garcia, 1956’da Leon’da suikastle öldürülür. Günümüzde Leon Nikaragua'nın kültür, sanat ve dini başkenti ünvanına sahiptir. Şehir, 1813 yılında kurulan ve Orta Amerika'nın en eski ikinci Üniversitesi olan Nikaragua’nın Ulusal Özerk Üniversitesine ev sahipliliği yapmakta. Şiirin öncü ustası Ruben Dario, Alfonso Cortes ve Salomon de la Selva gibi Nikaragua'nın en önemli şairleri burada yetişmiş. Sabah, yürüyerek şehir turu için hareket. Gezi esnasında XVI. yüzyıldan günümüze kadar uzanan dönemlere ait resim, heykel ve diğer sanat eserlerini barındıran Ortiz Gurdián Vakfı'nın Sanat Merkezi ve daha sonra Mitler ve Efsaneler Müzesi ziyaretleri. Öğle yemeğinden sonra, Nikaragua'nın folklorik merkezi Masaya kasabasında yer alan ve Nikaragua'nın en popüler yerel el sanatları pazarına hareket. Geziden sonra, Lago Cocibolca olarakta andlandırılan Orta Amerika’nın en büyük gölü olan dev Nikaragua Gölü kıyısındaki, nar anlamına gelen Granada’ya doğru yola devam. Granada’nın meşhur “Isletas” adlı adacıkları arasında keyifli bir tekne turu. Binlerce yıl önce Mombacho Yanardağı’nın patlaması sonucunda, dev kayalar Nikaragua Gölü’nün içine düşerek, Granada’nın karşısında bir tropikal cennet olan 360 dan fazla adacık oluşturmuş. Akabinde Granada sömürge şehrinin kalbinde, Central Parkı yakınlarında yer alan otelimize yerleşme. Akşam yemeği yürüyüş mesafedeki tipik bir restoranda. Geceleme otelde.
 
 
25 Ocak Perşembe    Granada – Masaya Millî Parkı – Catarina – San Juan de Oriente - Granada

Sabah, Nikaragua’nın kırsal kesiminde unutulmaz bir yolculuk için ülkenin kuzeyine doğru hareket. Nikaragua adeta bir “yanardağlar ülkesi” olarak tanımlanmakta. İlk olarak, koruma altındaki, halen yarı aktif olan Masaya Yanardağı Millî Parkı gezisi. Nikaragua’da araçla kenarına kadar çıkabilenen tek yanardağ olan Masaya Yanardağının meşhur Santiago Kraterini görmek mümkün: Kraterin yakından etkileyici manzaraların görülebildiği dünyanın sayılı yerlerinden biri. Bölgedeki ekolojik müzeyi ziyaret ederek jeoloji, volkanoloji ve ekoloji gibi çeşitli temalar hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Yerel bir restoranda öğle yemeğinden sonra, süs bitkileri ve çiçeklerin yanı sıra at da yetiştirilen geleneksel Catarina kasabasına varış. Nikaragua’nın en büyük krater gölü Laguna de Apoyo’nun ve çevresinin eşsiz bir panoramasına hakim “Mirador de Catarina” da mola. Çömlekçilik sanatı ile tanınan zaanatkarlar köyü San Juan de Oriente gezisinden sonra, Granada’ya dönüş. Nikaragua’nın en eski şehri olan Granada, 1524 yılında “Conquistador” Hernandez de Cordoba tarafından kuruldu. Sömürge dönemindeki Nikaragua’nın en önemli şehri Granada altın, gümüş, kahve ve kakao sayesinde bir zamanlar Orta Amerika’nın ticaret ve nakliye merkezi haline gelip, büyük bir servet elde etti. Uğradığı birkaç korsan saldırısına ve 1856’daki büyük yangına rağmen Granada, kusursuz bir restorasyon sayesinde Arnavut kaldırımları, badanalı ve rengarenk iki katlı evleri, zarif binaları ve kiremit çatıları ile günümüzde İspanyol sömürge kimliliğini gururla korumuş ve otantik kalabilmiş. Granada, ilhamını aldığı Mağrip mimarisinden dolayı “La Gran Sultana” yani büyük hanım sultan olarak adlandırılmakta. Granada adeta keşfedilmeyi bekleyen bir mücevher. Yerel bir restoranda Öğle yemeğinden sonra, Granada tarihi merkezinin yürüyerek keşfi. Gezi esnasında, şehrin renkli pazarı; üç dünyanın evi anlamına gelen Casa de Los tres Mundos kültür merkezi; San Francisco Manastırı ve zengin bir Kolomb Öncesi heykel ve yerli seramik koleksiyonuna ev sahipliği yapan müzesi; Çan kulesiyle şehrin en güzel kilisesi “La Merced” ziyaretleri. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.

26 Ocak Cuma     Granada - San Juan del Sur - Peñas Blancas – Arenal Millî Parkı - (Kosta Rika)

Sabah, Kosta Rika sınırın yaklaşık 60 km kuzeybatısında bulunan San Juan del Sur’a doğru yola devam. Pasifik Okyanusu’nun kıyısında nal şeklinde bir koyda yer alan renkli balıkçı kasabası ve sörf cenneti San Juan del Sur aynı zamanda Nikaragua’nın en revaçta olan tatil beldesidir. Varışta, şehrin koruyucusu olan 25 metre yüksekliğindeki “Cristo de la Misericordia” yani Merhametli İsa heykelinin bulunduğu ve harika manzaralara hakim tepeye çıkış. Şehri keşfettikten sonra deniz kenarında öğle yemeği. Ardından, Peñas Blancas sınır kapısına doğru yola devam. Sınır işlemlerinin ve araç değiştirmenin ardından, Amerika kıtasını boydan boya geçen dünyanın en uzun yolu Pan-American’ı takip ederek ve Dünya Mirası Listesi’ne alınan Guanacaste bölgesinden geçerek Arenal’e doğru yola devam. Arenal’e varışta otele yerleşme. Günün geri kalanı serbest. Sinekkuşu olarak tanınan uzun ince gagalı colibri kuşlarının seke seke uçtuğu otelin büyük bahçelerinin keyifini çıkarabilir veya termal sıcak su havuzunda dinlenebilirsiniz. Halen aktif bir volkan olan Arenal Yanardağı’nın yeraltı kaynaklarından gelen termal sular yüzde yüz doğal olup mineral ve iyon zenginidir. Otel odaların hepsi yanardağı değişik açılardan görebilmekte. Gece hava müsait olduğu takdirde yanardağ değişik bir yüzünü göstererek sizleri şaşırtabilir. 1600 metre yükseklikteki yanardağ adeta Arenal köyünün üzerine eğilmiş gibi durmakta. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

27 Ocak Cumatesi     Arenal Millî Parkı

Sabah, Arenal Millî Parkı’nı ziyaret. 1994 yılında kurulan millî parkın kalbinde yer alan Arenal Yanardağı Kosta Rika'nın en çekici unsurlarından birini oluşturmakta. Park yanardağı korumak amaçlı olarak kurulmakla birlikte, krater gölüne dökülen birçok nehride koruma altında tutmaktadır. Mükemmel bir koni oluşturan yanardağın düzenli olarak meydana gelen patlamaları ise, gürültüsü ve küllerinin görünümüyle harika bir manzara sergilemekte. Yanardağın yamaçlarındaki lavların rengi, çevredeki yağmur ormanlarının yeşilliğiyle inanılmaz bir kontrast oluşturarak bu manzarayı daha inanılmaz kılmakta. Volkanolojinin temel bilgilerini öğrenebileceğiniz bu gezi esnasında seyredeceğiniz değişik manzaralar sizi adeta büyüleyecek. Yerel bir lokantada öğle yemeğinin ardından, bozulmamış bir bitki örtüsünün ortasında asma köprülerde yürüyerek Arenal Millî Parkı’nın mühtiş manzaralarını değişik bir açıdan seyredebilirsiniz. Yüksek ağaçların arasından geçerek ve zaman zaman “kanopi” olarak adlandırılan ağaçların üst kısmına ulaşarak bu harika ortamın barındırdığı çok sayıda kuş türünü yakından görebilirsiniz. Öğleden sonra otel’e dönüş ve dağlardan gelen sıcak sularla dolan otelin termal havuzlarından faydalanmak için serbest zaman. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

28 Ocak Pazar     Arenal - Tortuguero Bölgesi/ Karayipler

Sabah, ülkenin kuzeydoğusunda yer alan Tortuguero bölgesine doğru yola çıkış. Saraquipi’ye kadar, yol boyunca tarım ve hayvancılık yapılan bölgeleri ve onlara büyüleyici bir arka fon oluşturan yüce Arenal Yanardağı’nı seyredebilirsiniz. Lezzetli bir kahvaltı molasından sonra, Karayip bölgesinde Muz ihracatı için 1870 de kurulan ülkenin en büyük limanı Puerto Limon’dan 80 km uzaklıktaki, 26 bin hektarlık tropikal yağmur ormanın içinde bulunan ve kaplumbağaların yumurtladıkları yer anlamına gelen ve karadan ulaşımı olmayan Tortuguero'ya doğru Rio Tortuguero Nehri’nde tekne ile keyifli bir yolculuk. Karayip Kıyısı’ndaki, içinde çok sayıda kanalın bulunduğu Tortuguero cennetine varış ve egzotik bir ortamdaki lodge’umuza yerleşme. Lodge’da öğle yemeğinin ardından Tortuguero köyünün keşfi. Köy, araba olmayan ve kumla kaplanmış sokakları, Karayip mimarisinin tipik örnekleri olan evleri, küçük otelleri, sevimli lokantaları ve Karayip Denizi ile çok özel bir görünüm sergilemekte. Kaplumbağalar, Temmuz-Eylül arasında yılda bir kez bu bölgeye yumurta bırakmaya geliyor. Gezi sırasında Tortuguero köyünde bulunan Deniz Kaplumbağa Koruma Merkezi’nin müzesini gezme imkanı. Daha sonra, lodge’a dönüş ve tesisin imkanlarından yararlanmak ve dinlenmek için günün geri kalanı serbest. Akşam yemeği ve geceleme lodge’da.

29 Ocak Pazartesi     Tortuguero Bölgesi

Sabah, Tortuguero Millî Parkı’nı ve zengin ekosistemini keşfetmek üzere nehirlerin kollarında ve kanallarda tekne gezisi. Parkın nemli ve harika tropikal ormanı ve sulak alanları zengin bir canlı çeşitliliği barındımakta: 400 den fazla ağaç ve 2 bin 200 bitki türü; çok sayıdaki rengarenk kurbağa türü, yılan boyunlu kaplumbağa gibi ikiyaşamlı hayvanlar; kertenkele, iguana ve cayman timsahı gibi sürüngenler; değişik balık türleri; toprağı karıştırmaya yarayan uzun ve esnek burunlu coati; yapışkan diliyle karınca yiyen tamandua; tavşan ve fare karışımına benzeyen kemirgen agouti; aralarında çok sayıda egzotik kuşların yer aldığı 300 den fazla kuş türü… Beyaz balıkçıl, yeşil ve mavi balıkçıl, sarı taçlı gece balıkçılı, büyük gagalı kuzey balıkçılı, jakana, atmaca, çaylak, yeşil ibis, swainson tukanı, renkli gagalı tukan, yalıçapkını ve bir tür ağaç tavuğu olan Orta Amerika Curassow'u gibi kuş türlerini gözlemlemek mümkün. Ayriyeten değişik maymun türlerini ve tembel hayvanları da görebilirsiniz. Yaprak yiyen anlamına gelen Folivora-Phyllophaga familyasına ait olan bu memeliler Orta ve Güney Amerika'nın tropikal ormanlarında, ağaçların üzerinde yaşamaktalar. Orta büyüklükteki bu sevimli yaratıklar tüm memeliler arasında en yavaş hareket eden hayvanlar olarak bilinirler. Tembel hayvanlar, günlerini, keskin pençeleri sayesinde dalların üzerinde tersine doğru asılı şekilde geçirirler. Yere ise yalnızca ağaç değiştirmek veya dışkılarını bırakmak için inerler. Sürekli ters asılı oldukları için iç organlarının yerleri bile diğer memelilerden farklıdır. Hatta tüyleri de ters yöne uzar. Gezinin sonunda öğle yemeği için otele dönüş. Öğleden sonra, geziye devam ederek yerel rehber eşliğinde Mawamba Parkı’nın patikalarında keşif yürüyüşü ve iguana, çok renkli kurbağa ve kelebek bahçelerini ziyaret. Akşam yemeği ve geceleme lodge’da.

30 Ocak Salı     Tortuguero Bölgesi - San Jose

Kahvaltının ardından, Kosta Rika’nın ortasındaki başkente ulaşmak üzere Karayip bölgesinden tekneyle ayrılış. Daha sonra egzotik meyva plantasyonlarının bulunduğu bölgelerde otobüsle yolculuk. Karayip kıyısı ile ülkenin ortasındaki yüksek topraklar arasında bir geçiş yeri olup, Limon eyaletinin önemli bir şehri olan Guápiles’de öğle yemeği için mola. Ardından, hayranlık uyandıran biyoçeşitliliği ile koruma altındaki Braulio Carillo Millî Parkı’ndan geçerek otobüsle San Jose’ye doğru yola devam. Kosta Rika topraklarının dörtte biri Millî park statüsündedir. Akşamüstü, Kosta Rika'nın orta kesimlerinde yer alan, yeni bir yerleşim olduğu için de yeni şehir anlamına gelen “Villa Nueva” adı verilen ve 1823'ten beri ülkenin başkenti olan San Jose’ye varış. Sabana Parkı’nın karşısında yer alan otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde.

31 Ocak Çarşamba     San Jose – Panama City

Kostarika nüfusunun yaklaşık yarısının yaşamakta olduğu “Orta Vadi nin kalbinde yer alan başkent San Jose, kültürel ve ticari anlamda tam bir kesişme noktası olması nedeniyle son derece renkli bir yapıya sahip. Şehirde, coğrafi konumu ve 1,170 metre yüksekliği nedeniyle sürekli bahar iklimi hüküm sürmekte. Kahvaltının ardından, San Jose şehir turu için otobüsle hareket. Bir zamanlar uluslararası havaalanı olarak kullanılan La Sabana Metropolitan Parkı; iki Dünya Savaşı arasında ayrıcalıklı ailelerin ikamet ettiği şehrin merkezindeki rezidensyel Paseo Colon mahallesi görülecek yerler arasında. Mahallede hala bazı evler o döneme ait izleri taşımakta. Gezi esnasında 1891-1897 yılları arasında neoklasik tarzda inşa edilen ve San Jose’nin en güzel binası olan Ulusal Tiyatro’nun yanı sıra Altın Müzesi ile Ulusal Müze ziyaretleri. Ulusal Müze, Kolomb öncesi çağlardan modern zamanlara kadar olan Kosta Rika tarihine ait eserleri barındırmakta. Kültür Meydanı anlamına gelen Plaza de la Cultura’nın altında yer alan Altın Müzesi’nde ise Kolomb öncesi 2000 den fazla eser ve önemli bir bozuk para koleksiyonu bulunmakta. Bu altından eserlere, heykellere veya küpelere bakarken, Kolomb öncesi kültürlerin gelişimini görebilirsiniz. Gezinin ardından Panama’ya dönmek üzere havalimanına transfer. Öğle yemeği kumanya şeklinde. Copa Hava Yolları ile saat 15:19’da hareketle saat 17:39’da Panama City’ye varış ve El Cangrejo bölgesinde bulunan otelimize yerleşme. Akşam yemeği yerel bir restoranda. Geceleme otelde.

01 Şubat Perşembe     Panama City – Emberas Köyü - Panama City
 
Sabah, Panama’da yaşayan Emberalar'ın bir köyünü gezmek üzere otobüsle hareket. Bir saatlik kara yolculuğu ve Chagres Nehri’nde eskiden kürekle hareket eden fakat günümüzde motoru olan kano ile 30 dakikalık nehir yolculuğunun ardından, geleneksel köye varış. Embera yerlilerinin hayatları balıkçılık, avcılık, çiftçilik ve son zamanlarda çömlekçilik üzerine kurulmuş. Ayrıca “cocobolo” adlı güçlü bir tropikal ahşaptan ve fildişine benzeyen “tagua” adlı palm ağacının çekirdeğinden el sanatı ürünleri de yapmaktalar. Köyün keşfi sırasında geleneksel müzik eşliğinde yerel dansları seyredebilirsiniz. Muz yaprağında servis edilen taze balıktan ve yerel tatlardan oluşan öğle yemeğini yedikten sonra, Panama City’ye dönüş. Alışılagelmemiş tasarımlarıyla tanınan dünyaca ünlü mimar Frank Gehry tarafından tasarlanan Biomuseo adlı Biyolojik-Çesitlilik Müzesi’ni ziyaret. İnşası 10 yıl süren Biomuseo Gehry’nin Latin Amerika ve tropikal ülkelerdeki ilk eseridir. Müzenin ana yapısı, bölgenin tropikal ortamını yansıtan asimetrik tasarımlı renkli çatı panellerden oluşmakta. 4000 metrekarelik zemine oturan yapı, bilim adamlarının danışmanlığıyla tasarlanan sekiz galeriyi barındırmakta. “Bridge of life” yani hayatın köprüsü olarak nitelendirilen bu galeriler kanalın tarihçesi, bölgede yaşayan türler ve gezegenimizin biyolojik çeşitliliği üzerindeki kanalın etkisini anlatmakta. Panama Kanalı'nın girişinde yer alan müze deniz manzarasının ötesinde gökdelenleriyle ultra modern Panama kentine, tarihi bölgeye, Panama City’nin en yüksek noktası olan Ancon Tepesi’ne ve Puente de las Américas Köprüsü’ne hakim. ABD kontrollünün altında olduğu dönemlerde bu eşsiz kanal alanı Panamalılar için yasak bölge ilan edilmiş. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Panama la Vieja’nın harabeleri gezisi. Peru'dan gelen altın, 15 Ağustos 1519 yılında kurulan Panama la Vieja üzerinden ve daha sonra Portobelo’dan İspanya’ya gönderilirdi. Panama la Vieja İngiliz korsan Henry Morgan tarafından 1671’de saldırıya uğrayıp talan edilmiş. Gezinin ardından otele dönüş. Akşam yemeği folklorik gösterileri eşliğinde Panama’nın kültürü ve lezzetlerinin buluştuğu yerel bir restoranda. Geceleme otelde.
 
 
02 Şubat Cuma     Panama City - İstanbul
 
Transfer saatine kadar serbest zaman. Türk Hava Yolları ile saat 13:00’da İstanbul’a hareket.
 
 
03 Şubat Cumartesi     İstanbul
 
Saat 10:05’te İstanbul’a varış.
 
Oteller
 
Panama City : Novotel 4*
 
    
 
Managua: Camino Real 4*
 
    

Leon: El Convento 4*

    

Granada: Hotel Paraiso Granada 4*
 
    
 
Arenal : Manoa Springs 4*
 
    
 
Tortuguero: Mawamba Lodge
 
     
 
San Jose : Rincon del Valle Hotel 4*
 
    
 
 
 

 

 

 

 

© 2016 Vispo Travel. All rights reserved

Content
Tur Ara
Fiyata Göre
Tur tipi
Anahtar Kelime
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi