Bir tarafta, Fransa'nın bahçeleri olarak anılan, iklimi, güzelliği, şarabı ve gastronomisiyle Orta Çağ’dan itibaren, Fransız ve Fransız Anjou Hanedanı’nın soyundan gelen İngiliz krallarının tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olan ve birbirinden ihtişamlı şatoları ile UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Loire Nehri Vadisi ve bir diğer tarafta ise, tarihi yapıları ve tabii güzellikleriyle Fransa’nın gezilebilecek en ilginç yörelerinin başında gelen Normandiya kıyıları...

 

Bir tarafta, Fransa'nın bahçeleri olarak anılan, iklimi, güzelliği, şarabı ve gastronomisiyle Orta Çağ’dan itibaren, Fransız ve Fransız Anjou Hanedanı’nın soyundan gelen İngiliz krallarının tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olan ve birbirinden ihtişamlı şatoları ile UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Loire Nehri Vadisi ve bir diğer tarafta ise, tarihi yapıları ve tabii güzellikleriyle Fransa’nın gezilebilecek en ilginç yörelerinin başında gelen Normandiya kıyıları...

Tur Tarihleri : 1. 21.04.2018 - 25.04.2018
Fiyat : 1.675 EUR dan başlayan fiyatlar
USD: 5.3589 TL, EURO : 6.0765TL

Loire Şatoları & Normandiya 
21 Nisan - 25 Nisan 2018

Bir tarafta, Fransa'nın bahçeleri olarak anılan, iklimi, güzelliği, şarabı ve gastronomisiyle Orta Çağ’dan itibaren, Fransız ve Fransız Anjou Hanedanı’nın soyundan gelen İngiliz krallarının tercih ettikleri bir yerleşim bölgesi olan ve birbirinden ihtişamlı şatoları ile UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Loire Nehri Vadisi ve bir diğer tarafta ise, tarihi yapıları ve tabii güzellikleriyle Fransa’nın gezilebilecek en ilginç yörelerinin başında gelen Normandiya kıyıları: Normandiya ve Kuzey Brötanya’nın eşiğinde bulunan Saint Malo ve bir başka UNESCO Dünya Mirası olan Mont Saint Michel; bu güzel kıyıların mücevheri ve ressamların gözdesi Honfleur; ressam Claude Monet’nin bahçelerini cennete dönüştürdüğü Giverny’deki kır evi... İkinci dünya savaşının en kanlı çarpışmalarına sahne olan Çıkartma Plajları ise bu seyahatin başka bir ilginç yüzü. Ve tabii ki Fransız mutfağının özenle hazırlanmış en seçkin lezzetlerini de unutmamak gerekir...
Tur Lideri: İzzet YALAB 
Bu tura katılımcı sayısı 24 kişi ile sınırlıdır

TURUN ÖZELLİKLERİ

Bu Seyahat, içerdiği menüler ve sunduğu hizmetlerle BİR GURME TUR niteliğinde olup, sizlere kısa süreçte Fransa’nın tanınmış ve çok güzel iki bölgesini tanıma imkanını sunmakta;

Sizleri ilk günden son güne kadar hiç koşturmayacak fakat dolu dolu ve birbirinden farklı, güzel, ilginç yerlere götürecek bir yolculuk.

Loire Vadisi’nin en güzel ve ilginç şatoları olan Chenonceau, Amboise ve Chambord gezileri tur programında yer almakta;

Konaklamalar merkezi ve özel konumlu otellerde;

Bölge mutfağını ve lezzetlerini keyifle keşfedebilmeniz için, yemekleri seçkin ve gastronomik restoranlarda öngördük.

TUR PROGRAMI

21 Nisan Cumartesi     İstanbul – Paris - Loire Vadisi / Chambord - Blois
 
Türk Hava Yolları ile saat 08:35'te hareket ederek saat 10:25’te Roissy-Charles de Gaulle havalimanına varış ve özel tur otobüsüyle UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Loire Vadisi’ne gitmek üzere yola çıkış. Otoyolda bir mola verdikten sonra, günün önemli gezisi olan Chambord Şatosu’na varış. Genç Kral I. François tarafından av köşkü olarak inşa ettirilen ve 440 odasıyla Loire Vadisi’nin en büyük şatosuna dönüşen, rüya gibi bir mimariye sahip Chambord Şatosu’nu ziyaret. Saray, duvarlarla çevrili dört köșe kuleleri, iki kanat ve bir kale burcu ile bir yandan Orta Çağ kalelerinin mimari özelliklerini barındırırken, diger yandan da locaları, terasları ve merdivenleri ile İtalyan Rönesans sanatının yaratıcı mimarisinin en güzel örneklerini kapsamakta. Bu özellikleri ile saray, Rönesans’ın ve önceki yüzyılların mimari özelliklerinin en güzel sentezlerinden biridir. Ziyaret sırasında, kale burcu olan “donjon”un ortasında Leonardo da Vinci’nin tasarladığı, iki sarmal olarak inşa edilen çifte merdiveni görebilirsiniz. Bir mühendislik şaheseri olan bu merdivenin bir sarmalından yukarı çıkan kişiler, diğer merdiveni kullanan kişilerle hiçbir şekilde karşılaşmamakta. Gezinin ardından, Loire Nehri’nin kıyısında bulunan Blois şehrine doğru hareket. Varışta otelimize yerleşme. Bir zamanlar güçlü Blois Kontların kalesi olan ve gotik, Rönesans, barok stillerini içeren görkemli Blois Şatosu’nun en güzel çephesinin karşısındaki Orangerie du Château restoranında akşam yemeği. Geceleme otelde.
 

22 Nisan Pazar     Loire Vadisi / Blois - Amboise - Chenonceaux - Chinon

Kahvaltının ardından, Loire Nehri kıyısında yer alan Amboise şehrine hareket. XV-XVI. yüzyıllarda inşa edilen ve Loire Vadisi’nde kralların ikamet ettikleri ilk şatolardan biri olan Amboise Şatosu’nu ziyaret. Leonardo da Vinci, hayatının son yıllarını, kral I. François’nın çağrısı üzerine Amboise’da geçirdi ve ölümünden sonrada Amboise Şatosu’nun şapelinde gömüldü. Bu şirin kasabada biraz serbest zamanın ardından Chenonceaux kasabasına doğru yola devam. Chenonceaux’da öğle yemeğinin ardından, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Loire Vadisi’nin en önemli mimari yapılarından olan ve şatoda iz bırakan ünlü kadınlardan dolayı “Kadınlar Şatosu” olarak da adlandırılan masalsı Chenonceau şatosu gezisi. Kral II. Henri tarafından, güzelliğiyle tanınan metresi Diane de Poitiers’ye hediye edilen şatoyu, kralın ölümü üzerine eşi Kraliçe Catherina de Medici ele geçirir ve Diane de Poitiers'yi buradan uzaklaştırır. Cher Nehrin üzerinden geçen çift katlı Catherina de Medici Galerisi ile adeta bir rönesans şaheseri olan Chenonceau Şatosu’nun salonları, görkemli mutfakları ve bahçelerini gezdikten sonra, Rabelais'nin, Gargantua adlı devin yaşadığını hayal ettiği topraklardan geçerek, Vienne Nehri’nin kıyısında bulunan bölgenin görkemli Orta Çağ kenti Chinon’a varış. XII. yüzyılın ortasında Kral II. Henri Plantagenet'nin oturduğu ve en sevdiği yerlerden biri olan Chinon, daha sonra XV. yüzyılda yeni Fransa Kralı olacak olan VII. Charles ile efsanevi Jeanne d'Arc’ın arasında geçen hikayeyle ün kazandı. Chinon doğumlu bir başka ünlü ise Rabelais'dir: buraya 5 kilometre uzaklıkta kir köyde doğan yazar, ailesiyle birlikte Rue de la Lamproie’da yaşamış. Şehir merkezindeki otelimize yerleşmeden sonra, XIV.-XVI. yüzyıllar, Orta Çağ ve Rönesans dönemine ait evlerin bulunduğu eski sokaklarda yürüyerek Chinon’un keşfi. Akşam yemeğinde, İle Bouchard adasındaki Auberge de l'Ile restoranında, şef Pierre Koniecko'nun sizler için hazırladığı özel bir mönü eşliğinde Chinon şarapları tadımı. Geceleme otelde.
 
 
23 Nisan Pazartesi     Chinon - Cancale - Saint Malo

Kahvaltıdan sonra, Kuzey Brötanya’ya doğru hareket ve yaklaşık üç saatlık bir yolculuktan sonra, öğlen saatlerinde Mont St Michel Körfezi’nde bulunan balıkçı limanı Cancale kasabasına varış. Pitoresk bir tatil beldesi ve balıkçı limanı olan Cancale doğa güzelliklerinin yanısıra istiridye üretim merkezi olarak da tanınır. Ağarlıklı deniz mahsullerinden oluşan öğle yemeğinden sonra rıhtımlarda ve küçük Houle limanında gezinti yapıp, med cezire bağlı olarak istiridye çiftliklerini gözleme imkanı. Ardından Cancale’dan sadece 15 kilometre uzaklıktaki gözde bir tatil yeri olan, Rance Nehri’nin denizle buluştuğu noktada yerleşik Saint Malo kentine doğru yola devam. Kıyının en güzel plajlarından birine bakan otelimize varış ve yerleşme. Daha sonra, Brötanya Zümrüt Kıyıları’nın mücevheri olarak tanınan ve devlet destekli korsanlar kralı Surcouf gibi Fransa’nın en ünlü korsanlarının yaşadığı, Kanada'yı keşfeden denizci Jacques Cartier'nin doğduğu Saint Malo şehrinin denize hakim, yosun kokan rüzgarların estiği, özel bir atmosfere sahip kayalık bir yarımada üzerindeki tarihsel şehrinde ve onu çevreleyen güzel ve ilginç surlarda gezinti. Saint Malo zenginliğini ve ününü bu denizci ve korsanların yanı sıra Fransız edebiyatının ilk romantik yazarlarından olan François-René de Chateaubriand’a borçlu. Gezinin ardından, otele dönüş. Cap Horn restoranındaki akşam yemeğinde bölgeye özel, deniz mahsulleri ve balıktan oluşan bir mönü tadımı. Geceleme otelde.

24 Nisan Salı     St Malo - Mont St Michel - Pointe du Hoc - Omaha Beach - Honfleur

Kahvaltının ardından, Kuzey Brötanya’nın eşiğinde bulunan ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Mont Saint Michel'in keşfi için hareket. Körfezin ortasındaki kayalık bir ada üzerinde kurulu ve Orta Çağ’dan beri bir haç yeri olan Mont Saint Michel, bu sığ sahillerde eşine az rastlanır uzunlukta şaşırtıcı med ve cezir olayının en iyi gözlemlenebildiği yörelerden biridir. Kültürel bakımında eşi bulunmayan tarihi adanın eski sokaklarını ve tüm ihtişamıyla göğe yükselen muazzam Gotik Benedikten Manastırı’nı gezdikten sonra, yerel bir restoranda öğle yemeği. Öğleden sonra, 1944 yılında Müttefikler tarafından gerçekleştirilen çıkartmanın en önemli alanlarını tanımak üzere Normandiya’ya doğru yola devam. Normandiya çıkartmasında Utah, Omaha, Gold, Juno ve Sword gibi kod adlarıyla anılan plajlar hala bu zorlu çıkartmanın izlerini taşımakta. İngilizler tarafından gizlice yapılan suni çıkartma limanı sayesinde başlatılan ve D-day denilen 6 Haziran 1944 tarihindeki çıkartma savaşın en zor anları oldu. Buradan devam eden Normandiya çıkartması 2. Dünya Savaşı'nın sonunu getiren sürecin ilk adımı olarak tarihe geçti. D-Day sabahı buradaki zor çıkartmayı gerçekleştiren Albay Rudder önderliğindeki 225 komando askeriden sadece 90’ı hayatta kalmayı başarabilmesi savaşın şiddetini anlamaya yetiyor. Savaş izlerinin hala görülebilebildiği Almanların kıyı tahkimatı Atlantik Duvarının, stratejik bir noktası olan Pointe du Hoc’un gezilmesinden sonra, meşhur ve acıklı Omaha Beach’e hakim bir konumdaki Saint Laurent Amerikan askeri mezarlığı ziyareti. Akşamüstü, adını meşhur bir elma alkolüne veren, Aşağı Normandiya’nın önemli bölgesi Calvados’un kalbindeki Honfleur’e varış ve şehrin eski limanına hakim otelimize yerleşme. Akşam yemeği Honfleur’ün en lezzetli tatlarını sunan restoranlarından biri olan L’Absinthe’de. Geceleme otelde.

25 Nisan Çarşamba     Honfleur - Giverny - Paris - İstanbul

Kahvaltıdan sonra, inanılmaz güzel ışığından dolayı bir zamanlar Camille Corot, Eugène Boudin, Claude Monet, Gustave Courbet, Raoul Dufy, Johan-Bartold Jongkind, Paul Signac, Georges Seurat gibi ressamların tercih ettikleri şirin ve küçük bir liman şehri olan Honfleur’ün yürüyerek keşfi. Sanatsal ve tarihsel açıdan önemli bir yer olan Honfleur’ün yelkenli teknelerin demirlediği rıhtımlarında ve dar sokaklarında birbirinden güzel yerleşik eski evleri, “Lieutenance” binasını, gemi marangozları tarafından inşa edilen, XV. yüzyıldan kalma ahşap Sainte Catherine Kilisesi’ni, ayrı inşa edilmiş çan kulesini ve eski tuz ambarını görebilirsiniz. Serbest zamanın ardından, çizdiği menderesleriyle ünlü Seine Nehri’nin Manches Denizi’ne döküldüğü yerde bulunan etkileyici Normandiya Köprüsü’nü görerek Paris’ten bir buçuk saat uzaklıktaki Giverny kasabasına hareket. Yerel bir restoranda öğle yemeğinin ardından, 1883'te ömrünün kalan 43 yılını geçirmek üzere empresyonist (izlenimci) ressam Claude Monet’nin yerleştiği evi ve aralarında nilüfer çiçekleri ile süslü ilham kaynağı olan ünlü bahçesini ziyaret. Gezinin ardından, Roissy-Charles de Gaulle havalimanına doğru hareket. Türk Hava Yolları ile saat 19:40’ta hareketle saat 00:10’da İstanbul'a varış.

OTELLER

Honfleur : Hotel Le Cheval Blanc 3* Superior
 
    

Saint Malo: Hotel Mercure Front de Mer 4*

    

Chinon : Hotel de France 3* Superior
 
    

Blois : Hotel Mercure 4*

    

 

 

 

 

© 2016 Vispo Travel. All rights reserved

Content
Tur Ara
Fiyata Göre
Tur tipi
Anahtar Kelime
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi