Sırtını dağlara verip Akdenize doğru açılan ve Fransa’nın “öteki güney”i olarak da tanınan Languedoc-Roussillon Bölgesi'nin bugünü kadar geçmişide büyüleyicidir. Mine Kırıkkanat'ın' Gülün Öteki Adı' adlı eserini okuyup olayların yaşandığı yöreleri merak ettiyseniz veya Kathar tarikatının destansı ve hüzünlü geçmişini bir vesile ile inceleyip ilgi duyduysanız bu seyahati kaçırmayın. 

 

Sırtını dağlara verip Akdenize doğru açılan ve Fransa’nın “öteki güney”i olarak da tanınan Languedoc-Roussillon Bölgesi'nin bugünü kadar geçmişide büyüleyicidir. Mine Kırıkkanat'ın' Gülün Öteki Adı' adlı eserini okuyup olayların yaşandığı yöreleri merak ettiyseniz veya Kathar tarikatının destansı ve hüzünlü geçmişini bir vesile ile inceleyip ilgi duyduysanız bu seyahati kaçırmayın. 

Tur Tarihleri : 1. 13.06.2018 - 17.06.2018
Fiyat : 1.575 EUR dan başlayan fiyatlar
USD: 5.3589 TL, EURO : 6.0765TL

Albi’den Carcassonne’Güney Fransa 

Kathar Kaleleri ve Tapınak Şövalyeleri

13 Haziran - 17 Haziran 2018

Sırtını dağlara verip Akdenize doğru açılan ve Fransa’nın “öteki güney”i olarak da tanınan Languedoc-Roussillon Bölgesi'nin bugünü kadar geçmişide büyüleyicidir. Mine Kırıkkanat'ın' Gülün Öteki Adı' adlı eserini okuyup olayların yaşandığı yöreleri merak ettiyseniz veya Kathar tarikatının destansı ve hüzünlü geçmişini bir vesile ile inceleyip ilgi duyduysanız bu seyahati kaçırmayın. Kathar Şövalyeleri’nin engizisyon tarafından katlinden Tapınak Şövalyeleri’ne kadar tarihin romantik izlerini taşıyan bu topraklardaki şatolar ve şehirlerin manzaraları büyüleyici oldukları kadar, ilginç geçmişlerine de tanıklık etmekte, adeta o günleri bize sergilemekteler. Avrupa’nın göbeğinde olmasına rağmen, günümüze kadar gizemini korumuş olan bu yörenin etkileyici ve tabiî dekoru içinde, tarihin derinliklerine giderek Fransa'nın Kapesyen krallar ile Languedoc halkını, Katharlar ile Dominikenleri karşı karşıya getirip çoğu zaman büyük askerî çatışmalara dönüştüren fikir ayılıkları ile basit bir inanç ayrılığının insanları sürüklediği engisizyonun izlerini, tarihi ve destansı bir ortamda keşfedebilirsiniz. 

Dünya’nın en büyük bağlarının olduğu Languedoc-Roussillon bölgesinin yerel mutfağı ve şaraplarını tadarak, olağanüstü manzaralar eşliğinde Kathar ve Tapınak Şövalyeleri’nin inanılmaz hikayelerini keşfedeceğiniz bir yolculuk...

·  Bu Seyahat, içerdiği menüler ve sunduğu hizmetlerle BİR GURME TUR niteliğinde olup, Languedoc-Roussillon Bölgesi’nin tarihi ve kültürel miraslarını da tanıma imkanını sunmakta;

·  Kathar ve Tapınak Şövalyeleri’nin az bilinen ve Anadolu'ya dayanan hikayelerinin, yaşadıkları yörelerde keşfi.

·  Seyahat programında bulunan Causses Bölgesi, Midi Kanalı, Albi ve Carcassonne UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almakta.

·  Dört gece, dört değişik şehirde konaklayarak, dolu dolu bir programı en az yorgunlukla yapabilirsiniz.

·  4 ve 5 yıldızlı merkezi ve özel konumlu otellerde konaklama.

·  Son öğle yemeği hariç, her zamanki gibi tüm yemek ve gezilerin programa dahil olduğu, kısaca hiç bir extra ödemeyeceğiniz bir seyahat...

Katılımcı sayısı 24 kişi ile sınırlıdır.

Cenk BULUT

TUR PROGRAMI

13 Haziran Çarşamba İstanbul – Toulouse – Albi

Türk Hava Yolları ile saat 08:25'te hareket ederek 11:05’te Toulouse havalimanına varış. Tur otobüsüyle Toulouse’dan 1 saat mesafedeki Tarn Nehri kenarında bulunan Albi şehrine doğru yola çıkış. Varışı takiben UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan tarihi Albi şehir gezisi. Albigeois yani Albililer ismi, Katharlar’a kollarını açan Albi’den gelmekte ve onlara karşı yapılan toplu kıyım ise Albigeois Haçlı Seferleri olarak anılmakta. Bölge, Albigeois Haçlı Seferleri’nden sonra siyasî ve kültürel açıdan Kuzey Fransa'nın ve dinî açıdan da Katolik Kilisesi'nin egemenliği altına girer. Bu dönemde inşa edilen Sainte-Cécile Katedrali ’ni ziyaret. Kale görünümdeki dünyanın en büyük tuğla katedralinin dış sadeliği, görkemli iç dekorasyonu ile tam bir zıtlık oluşturmakta. Aristokrat Kont Alphonse de Toulouse-Lautrec ve Kontes Adèle de Toulouse-Lautrec’in oğlu ünlü ressam Henri de Toulouse-Lautrec 1864’te Albi’de doğmuş. Sıhhatli bir yapıya sahip olmayan Toulouse-lautrec, 1878’de geçirdiği bir kaza sonucu sol bacağı, 1879’daki bir kaza sonucu da sağ bacağı kırıldıktan sonra sakat kalır. Montmarte’a yerleşen ressam, kenar mahallelerdeki eğlence hayatının içinde yaşar ve özellikle Moulin Rouge kabaresini anlatan resimleriyle büyük üne kavuşur. Toulouse-Lautrec, afişin bir sanat olarak değer kazanmasını sağlayan sanatçıdır. Eski piskopos sarayı Palais de la Berbie’nin içinde bulunan Lautrec Müzesi’ni gezme imkanı. Gezinin ardından otelimize yerleşme. 
Akşam yemeği, Albi'nin tanınmış lokantası L’Epicurien restoranda. Geceleme otelde.

14 Haziran Perşembe Albi – Roquefort – Couvertoirade - Montpellier

Kahvaltının ardından, nefes kesen güzellikte manzaralar eşliğinde Büyük Causses Bölgesi’ne doğru hareket. Roquefort sur Soulzon’da bulunan Roquefort Société tesisini ziyaret. Doğal mağaralarda ve mahzenlerde üretilen içi küflü, kokusu harikulade güzel olan ve A.O.C apelasyonu verilen ilk peynir olan ünlü Rokfor peynirinin lezzeti büyük bir farklılık taşımakta. Yöresel tatları tadabileceğiniz öğle yemeğinden sonra, UNESCO Dünya Mirası Listesine kayıtlı Causses Bölgesi’nde bulunan uçsuz bucaksız Larzac Platosu’na doğru hareket. Sıkca köpekleriyle koyun sürülerini güden çobanlara rastlayacağınız bu bölgede Tapınak Şövalyeleri’nin izni sürüceceğiz.
İlk Haçlı Seferi’nin ardından, 1118 yılında kendilerini İsa'nın Yoksul Askerleri olarak tanıtan 9 Şövalye Kudüs'e gelir ve 1127 yılında Avrupa'ya geri dönerler. 1128 yılında Kilise Konseyinin kararı ile örgütleri Tapınak Şövalyeleri adlı dinsel ve askeri bir tarikata dönüşür. Tarikatın ilk amacı, Kudüs'ün korunması ve hristiyan hacıların güvenliği olmakla birlikte, gerektiğinde Hristiyan inancı ile Kilise’nin yararlarını korunmak için de savaşırlarda. Tarikatın üyeleri sadece büyük üstada, büyük üstat da sadece papaya karşı sorumluluk taşımaktadır. Kısa sürede hızla büyüyen tarikat Avrupa'nın her yerinde taşınmaz mülk sahibi olur. Ancak bu servetin tümü tarikatın malıdır. Tapınakçılar, sıkıntıya düşen tüccarlara, hatta krallara bile borç verecek düzeye gelirler. Büyük üstat Akka'da ölünce 1293 yılında yerine seçilen Jacques de Molay, tarikat merkezini Fransa'nın güneybatısındaki Languedoc Bölgesi’ne taşınmaya karar verir. Bu arada Papa ile Fransa kralı arasında güç kavgaları başlar. Sonuçta Philippe IV. kendisi ile uyumlu çalışacak Papa Clement V. seçtirmeyi başarır ve onun desteği ile Tapınak Şövalyeleri tarikatına son vererek, uzun süredir göz diktiği tüm mal varlıklarına el koyar. Tapınakçılar engizisyonda yargılanırlar, çoğu işkence görür ve kendilerinden Hristiyan dininden sapkınlıkları konusunda itiraf belgeleri alınmaya çalışılınır. Fakat Hristiyanlığı yadsıdıklarını şiddetle reddederler. Hristiyan inancını savunur ama açıkça teslis dogmasına karşı olduklarını belirtirler. Bu aşamada tapınakçıların Katharlardan da esinlenmiş hatta Kathar inancını benimsemiş olabileceği sorgulanmaktadır. Tapınakçılar, tarikata bağışlanan Larzac Bölgesi’ndeki topraklarda Sainte Eulalie’de bir kumandanlık ve ona bağlı La Cavalerie ile La Couvertoirade adlı iki Tapınakçı kasabası kurmuşlar. Tarikat yok edildikten sonra, sonradan Rodos Şövalyeleri ve Malta Şövalyeleri olarak anılan Hospitalier Şövalyeleri bu kasabalara tahkimat yapmışlar. En iyi korunmuş olan La Couvertoirade kasabasını gezdikten sonra, Fransa’nın 8. büyük şehri olan, Languedoc-Roussillon Bölgesi başkenti Montpellier’ye hareket. Varışı takiben, Komedi Meydanı’na yakın bulunan otelimize yerleşme. Daha sonra, tarihi şehir merkezindeki önemli noktalarının keşfi: kafeler, restoranlar, mağazalar, Üç Güzeller Çeşmesi ve tarihi “Opéra Comédie” binasının bulunduğu Place de la Comédie; gezi meydanı anlamına gelen Esplanade’ın ucundaki Opéra Berlioz’u ve kongre sarayını barındıran beton ve granitten yapılmış Corum kompleksi; Orta Çağ sokakları; XVII. ve XVIII. yüzyıllardan kalma zarif yapılar; Peyrou gezi meydanının kapısı olan Zafer Anıtı... 
Akşam yemeği tarihi merkezde bulunan La Diligence restoranda. Geceleme otelde.

15 Haziran Cuma Montpellier – Narbonne – Minerve - Carcassonne

Tanınmış bir üniversite kenti olan Montpellier XIII. Yüzyılda kurulan ve hala faaliyette olan Avrupa’nın en eski tıp fakültesine ev sahipliliği yapmakta. Kısa bir serbest zamanın ardından, eski Yunan mimarisinden ilham alan ünlü katalan Mimar Ricardo Bofill tarafından tasarlanan modern Antigone Mahallesi’nin keşfi. Daha sonra, Languedoc-Roussillon Bölgesi’ndeki aşağı Aude ovasında ve Corbières sıradağların kuzeydoğusunda bulunan Narbonne’a hareket. M.Ö. 118 yılında Galya’da, Roma’nın ilk sömürgesi olarak Narbo adı altında kurulan Narbonne, bir asır sonra Narbonensis (Narbonnaise) ilinin başkenti olur. Stratejik bir konumda bulunan Narbonne gönenç dönemi olan orta Çağ’da İspanya’ya karşı kilit bir rol oynar. Günümüzde ise Narbonne bölgesi şarapçılığı ile tanınmakta. Varışı takiben, şehrin kalbi olan ve 1901’de açılan meşhur hal binasının gezilmesi. Akdenizin tatlarını sezinleyeceğiniz bu renkli ve ödüllü hal binası, beş duyunuzu birden tetikliyecektir. Halin civarındaki yerel bir lokantada öğle yemeğinden sonra, tarihi Narbonne’da yürüyerek gezinti: UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Canal du Midiye bağlı Robine Kanalı; eski köprü; katedral ve Başpiskoposların Sarayı; belediye sarayı meydanı ve Via Domitia (Rue droite) gibi şehrin en önemli yapılarını keşfetme. Ardından, eski bir Kathar köyü olan stratejik konumdaki Minerve'e hareket. Bir kanyonun eteğinde konuşlanmış ve son derece pitoresk olan bu köye ulaşım yüzyıllardır tek bir köprü ile yapılmış. Minerve'in çevresinde erozyonun kazdığı tünelleri de görmek mümkün. Geçmişte bir Orta Çağkalesi ile çevrili olan Minerve, adını Roma savaş ve akıl tanrıçasından almış. “Fransa’nın en güzel köyleri” labeli taşıyan Minerve gezisinin ardından, Kathar bölgesinin kalbinde bulunan ve Oksitanya'nın Orta Çağ atmosferini en güzel şekilde yansıtan Languedoc'un en tanınmış ve en çok ziyaret edilen şehri olan Carcassonne’a doğru yola devam. varış. Günümüzde de Carcassonne iki ayrı şehirden oluşmakta. Biri, tepede yükselen ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan, üç kilometrelik çift surla ve 52 kule ile çevrili, Avrupanın en büyük kalesi olan tarihi şehir. Diğeri ise, Aude Nehri’nin öbür kıyısında uzanan aşağı şehir. Carcassonne’a varışı takiben, tarihi şehrin kapısındaki otelimize yerleşme. “Cité” olarak tanıMlanan yukarı şehrin güzel atmosferi eşliğinde Le Donjon restoranda akşam yemeği. Geceleme otelde.

16 Haziran Cumartesi Carcassonne - Montségur - Foix - Mirepoix – Toulouse

XIII. yüzyılın başlarında Papa III. Innocent, Toulouse Kontu’nun topraklarına karşı haçlı seferleri başlatır. Amaç Güney Fransa’nın Languedoc Bölgesi’nde etkisini sürdüren ve ayrılıkçı bir hristiyanlık inanışı olan Katharizm’den kurtulmaktır. Nitekim, tıpkı daha sonra Tapınakçılar gibi, Katharlar’da bu acımasız savaş esnasında ve daha sonrada Engizisyon tarafından yok edilirler. Toulouse Kontluğu’nun bir tımarı olan Carcassonne Vikontluğu’nun başkenti Carcassonne, son derece refah içinde, zengin bir şehirdi. XIII. yüzyılda Katharlara karşı Albigeois Haçlı Seferleri olarak adlandırılan toplu kıyım düzenlenince, Toulouse Kontu’nun yeğeni olan Albi, Béziers ve Carcassonne Vikontu Raimond-Roger Trencavel’in ateşli direnişine rağmen şehir, 1 ağustos 1209’da Simon de Montfort yönetimindeki Fransa Kralı’nın kuzey ordularına yenik düşer. Toplu göçe zorlanan şehir sakinleri, yedi yıl sonra dönmelerine izin verilince, geri gelir ve aşağı şehri kurarlar. Kahvaltıdan sonra, Orta Çağ şehri gezisi. Güçlü surların arkasında saklanan Carcassonne’un yukarı kısmı, halen Orta Çağ’ın en güzel ve en iyi korunmuş müstahkem şehirlerden birini oluşturmakta. Tarihi kalenin mahalleleri, Gallo-Romen surlar, kuleler ve Bazilika gezilecek yerler arasında yer almakta. Gezinin ardından, Aude Nehri Vadisi’nden geçerek Pirene sıradağlarının eteklerinde bulunan baş döndürücü Montségur Kalesi’ne doğru yola çıkış. İkili bir dünya görüşüne dayalı bir inanç olup felsefesini iyinin ve kötünün dengesi üzerine inşa eden Katharizm, en fazla beğenildiği Languedoc'da etkili olur ve belirgin izler bırakır. Fakat her geçen gün daha güçlenip zenginleşen Roma Kilisesi’ne karşı olan ve Albililer olarak da anılan Katharlar, Engizisyon mahkemeleri tarafından yargılanıp katledilirler. 1244 yılında Papa’nın ordularına yenik düşen ve 1216 m yükseklikte bir kartal yuvası gibi konuşlanmış Montségur Kalesi, Kathar direnmesinin en önemli sembolüdür. Montségur köyünde öğle yemeğinden sonra, Foix kontları kalesinin yükseldiği Foix kasabası'ndan geçerek Mirepoix kasabasına doğru yolumuza devam. Foix kontlarının en ünlüsü ve Tanrı Appolon'un diğer adı olan Phoebus lakaplı III. Gaston, Foix kalesinde son ikamet eden kont olmuş. Kathar bölgesinin kalbinde bulunan Mirepoix, Oksitanya'nın Orta Çağ atmosferini en güzel şekilde yansıtan kasabadır. Ahşap galeriler üzerinde yükselen ve “colombage” adlı doldurma duvarlar ile yapılmış muhteşem binalar; tarihi kapalı Pazar yeri; 22 metre genişliği ile Fransa’nın en geniş sahınına sahip Gotik Saint Maurice Katedrali ile Güney Fransa’nın tipik bir Orta Çağ şehri olan “bastide” de gezinti. Akşamüstü Toulouse’a varış. Garonne Nehri, Pont Neuf Köprüsü, St Pierre Köprüsü, Brienne Kanalı ve Midi Kanalı göreceğiniz panoramik turdan sonra Capitole Meydanı’nda bulunan otele yerleşme. Akşam yemeği Crowne Plaza’nın restoranında. Geceleme otelde.

17 Haziran Pazar Toulouse – İstanbul

Kahvaltıdan sonra, Midi-Pyrénées Bölgesi’nin merkezi ve Languedoc (Oksitanya) Bölgesi’nin eski başkenti Toulouse’un tarihi merkezinin yürüyerek keşfi. UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alınan Canal du Midi’nin ve Garonne Nehri’nin geçtiği tarihi Toulouse, pembe şehir olarak da anılmakta. Capitole Meydanı; Orta Çağ’ın sonuna kadar güney Fransa’nın resmi dili olan Oc dilinde “Capitoul” olarak adlandırılan ve yüksek görevliler tarafından inşa ettirilip, toplantılarını yaptıkları Toulouse’un meşhur belediye binası Capitole; ihtişamlı iç mimarisi ile Jakoben Kilisesi ve Manastırı; zarif Bernuy Binası gibi zengin tüccarların oturdukları görkemli Rönesans stili evler; en büyük ve en iyi korunmuş Roman tarzındaki kiliselerden biri olan Saint Sernin Basilikası... Toulouse şehrinin güzel sanatlar müzesi olan Augustins Müzesi gezisinde göreceğiniz olağanüstü koleksiyonlar arasında “Sultan II. Mehmed’in Konstantinopolis’e Girişi” adlı yağlı boya tablo da bulunmakta. Şehirde serbest zamanın ardından, Toulouse havalimanına hareket. Türk Hava Yolları ile saat 16:25'te hareket ederek 20:55’te İstanbul’a varış.

OTELLER

Albi : Hôtel Mercure Bastide 4*

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

Montpellier : Hôtel Mercure Centre 4*

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

Carcassonne : Hôtel Mercure Porte de la Cité 4*

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

Toulouse: Hôtel Crowne Plaza 5*

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

Açıklama: video thumbnail

 

© 2016 Vispo Travel. All rights reserved

Content
Tur Ara
Fiyata Göre
Tur tipi
Anahtar Kelime
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi