GAZİANTEP - ŞANLIURFA - MARDİN

Kendinizi Mezopotamya uygarlığının derinliklerinde hissedeceğiniz,

Bir film stüdyosunu andıran taş evlerle çevrelenen masalsı diyarlar,

 

Gaziantep ve Şanlıurfa Arkeoloji müzeleri,

Tarihin kaydını değiştiren Göbeklitepe,

Sadece bu iki müze bile önemli bir seyahat nedeni olmaya yeterli.

 

GAZİANTEP - ŞANLIURFA - MARDİN

Kendinizi Mezopotamya uygarlığının derinliklerinde hissedeceğiniz,

Bir film stüdyosunu andıran taş evlerle çevrelenen masalsı diyarlar,

 

Gaziantep ve Şanlıurfa Arkeoloji müzeleri,

Tarihin kaydını değiştiren Göbeklitepe,

Sadece bu iki müze bile önemli bir seyahat nedeni olmaya yeterli.

Tur Tarihleri : 1. 31.10.2019 - 03.11.2019
Fiyat : 2.285 TL dan başlayan fiyatlar
USD: 5.9110 TL, EURO : 6.5227TL
booked.net

GAZİANTEP – ŞANLIURFA – MARDİN

   Gaziantep, Zeugma, Göbeklitepe, Şanlıurfa, Mardin

31 Ekim - 03 Kasım 2019

Direkt Uçuşlar ile

4 Gün / 3 Gece Perşembe - Pazar

Son senelerde, Göbeklitepe, Zeugma gibi son yıllarda yoğun bir şekilde  kitlesel ilgiye ve meraka sahne olan  ören yerleri ve kendinizi Mezopotamya uygarlığının derinliklerinde hissedeceğiniz bir film stüdyosunu andıran taş evlerle çevrelenen masalsı Mardin’in tarihi dokuları eklenince, ortaya, uçuş saatlerimizin elverişliliğinden ve kısa kara yolculukların rahatlığından ötürü kaçırılmaması gereken, dopdolu geçireceğiniz dört günlük bir yolculuk çıkmakta.  Mezopotamya kapılarında, tesadüfen bulunan höyüklerde yapılan kazı ve araştırmalarda veya baraj sularından kurtarmak için mecburiyetten yapılan kurtarma kazılarında bulunan harika eserler iki devasa ve çok güzel müzenin yapılmasına neden oldu: Gaziantep ve Şanlıurfa Arkeoloji müzeleri. Birinde Zeugma'nın muhteşem villalarının mozaikleri, öbüründe ise Göbeklitepe'nin kült yapıları modern tekniklerle sergilenmekte. Sadece bu iki müze bile önemli bir seyahat nedeni olmaya yeterli.

TUR PROGRAMI

1. GÜN    İzmir / Gaziantep

Sabah 07:20 Sunexpress tarifeli seferi ile Gaziantep’e uçuyoruz. Gaziantep’e 08:00’de varışımızın akabinde alacağımız zengin kahvaltı sonrası 2011’de açılan Zeugma Mozaik Müzesi ziyareti. Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi gerek yapısal kompleksi gerekse içinde yer alan eserleri açısından dünyanın en önemli müzeleri arasında yer almakta. Müzede mozaik ve freskler dışında, bir çok değerli eser sergilenmekte. Bunlardan bronz Mars heykeli, sergilenen önemli parçaların başında gelir. Ayrıca dünyaca ünlü Çingene Kızı mozaiği' ni de burada görebilirsiniz. Yöresel lezzetleri tadacağınız Öğlen Yemeği için şehir merkezine hareket ediyoruz. Daha sonra, Gaziantep'in tarihi dokusunu keşfetmek için Tarihi Evleri, Sokakları, Bakırcılar Çarşısı, Zincirli Bedesten ve Pişirici Mescidi Kasteli gezisi.        Gaziantep Kastelleri su mimarisinin dünyada benzeri bulunmayan eşsiz örnekleridir. Bunlar bir çok işlevi bulunan yapılar olarak inşa edilmiş. Genel olarak cami altlarından geçen su kanallarının belli bir noktasına yüzeyden 30-40 merdivenle inilen ve adına ''Kastel'' denilen; içinde tuvaleti, yıkanma yeri, dinlenme ve abdest alma yerleri, hanımların çamaşır ve yün yıkama mekanları ve bazılarında namaz kılma alanlarının da bulunduğu genişçe mağaramsı boşluklar oluşturulmuş. Gezeceğimiz Pişirici Mescidi Kasteli bunların en önemli örneklerinden biridir.  Otelimize yerleşme sonrası Akşam yemeğini Gaziantep’in yöresel lezzetlerini tadacağımız, kültürel tur güzergahlarının ziyaret noktası BAYAZ HAN’da alıyoruz.!

2. GÜN    Zeugma - Halfeti – Urfa

Sabah, kahvaltının ardından Zeugma'ya doğru hareket .       Zeugma Antik Kenti Kommagene Krallığı'nın dört büyük şehrinden biri olan bir kent, M.Ö. 31'den itibaren tamamıyla Roma İmparatorluğuna bağlanmış ve adı ''köprü'', ''geçit'' anlamına gelen ''Zeugma'' olarak değişmiş. Fırat manzaralı yamaçlara villalar inşa edilir ve sahip olduğu büyük nüfus ile Zeugma dünyanın en büyük kentlerinden biri haline gelir. Zeugma gezisinden sonra, Birecik Barajı sularının altında kalan Halfeti’ye doğru yola devam. Halfeti’de şehir ve kale kalıntılarının etkileyici manzarasını yakından görmek için tekne ile bir gezinti ve sonrasında öğle yemeği. Yemekten  sonra, Urfa’ya hareket.

Balıklı Göl ziyareti. İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu iki göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa'nın sembolü haline gelmiş. Balıklı Göl gezisinden sonra, Urfa'nın tarihi dokusunun keşfine devam. Otelemize yerleşme. Akşam ''Sıra Gecesi'' eşliğinde yöresel yemekler ve müziklerle yorgunluğumuzu atacağız.

3. GÜN    Göbeklitepe  - Harran -  Şanlıurfa Arkeoloji Müze - Mardin

   Sabah Kahvaltısından sonra   Göbeklitepe'ye hareket. Dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu olan Göbeklitepe, araları taş duvarla örülü T biçimindeki 10 – 12 yuvarlak planda dizilmiş dikilitaş ve merkezine yerleştirilmiş daha yüksek boyda iki dikilitaştan oluşmakta. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, el ve kol, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartma ya da oyularak betimlenmiş. Bu kompozisyonun, bir öykü, bir anlatım ya da bir mesaj ifade ettiği düşünülmekte. Sonuçta, buranın bir yerleşim yerinden ziyade bir kült alanı olduğu savı güç kazanmakta. Buradaki kült yapılarının üretime geçiş aşamasına yakın olan son avcı grupları tarafından inşaa edilmiş olduğu düşünülmekte ve tüm bu dikilitaşlar, stilize insan heykelleri olarak yorumlanmakta.   Harran'a hareket. Harran adına ilk defa, Kültepe ve Mari'de bulunan M.Ö. 2.000 başlarına ait çivi yazılı tabletlerde rastlanan Harran, Kuzey Mezopotamya'dan gelerek batı ve kuzeybatıya bağlanan önemli ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasında dolayı Anadolu ile sıkı ticaret ilişkileri bulunan Asurlu tüccarların önemli uğrak yerlerinden biri idi. Dünyadaki üç büyük felsefe ekolünden birisi Harran Ekolü'dür. Bugün, şehri besleyen ırmaklar kurumuş olduğundan, sudan ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5000 yıllık tarihi, tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları ve çeşitli mimari kalıntıları ile ayakta durmaktadır. Tipik toprak evleri gezdikten sonra Urfa'ya geri dönüş. Öğle yemeği sonrası Şanlıurfa 2015 yılında açılan  Arkeoloji Müzesini geziyoruz. Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi  Arkeopark ve Edessa Mozaik Müzesi'nden oluşan Haleplibahçe Müze Kompleksi, 34 bin metrekarelik kapalı alanıyla Türkiye’nin en büyük müzesi olma özelliğini taşıyor. Göbeklitepe, Nevalı Çori, Akarçay Tepe, Hassek Höyük, Gre Virike, Lidar Höyük gibi höyüklerin her biri uygarlık tarihinin mihenk taşlarını oluşturuyor. Çağdaş müzecilik anlayışı ile kurulan yeni Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde bu höyüklerin her biri, gerek kazı hikayesi gerekse eserleri ile, bölgede uzun yıllar çalışmış ve bu kazılarda görev almış deneyimli bilim insanlarının desteği ve katkısı ile özel tasarlanan bir mekan içerisinde sergilenmekte. Müze gezimizden sonra Mardin’e hareket. Akşam yemeğimiz ve konaklamamız Mardin Garden Inn Hilton’da.

4. GÜN    Mardin – Midyat – Hasankeyf - Diyarbakır - İzmir

Sabah, kahvaltının ardından,  Dara Antik Kenti’ne hareket ediyoruz. Mardin’in 30 km güneydoğusunda bulunan, tarihte Yukarı Mezopotamya'nın en önemli yerleşim yerlerinden birisi olan Dara, Doğu Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırını Sasanilere karşı korumak için askeri amaçlı bir garnizon kenti olarak kurulmuştur. Kaya içine oyulan yapılardan oluşan ve geniş bir alana yayılan Dara Antik Kent içinde kilise, saray, çarşı, zindan, tophane ve su bendi kalıntıları halen görülebilmektedir.

Sonrasında, Mardin’e dönüş güzergâhı üzerinde bulunan Deyrulzafaran Manastırını geziyoruz. İsa’dan sonra 5. yüzyılda inşa edilen Deyrulzafaran Manastırı, muhteşem mimarisi yanında Süryani Kilisesi’nin önemli merkezlerinden biri olup, 1932’ye kadar 640 yıl boyunca Süryani Ortodoks patriklerinin ikametgâh yeriydi. Mardin şehir merkezinde yöresel lezzetleri tadacağımız öğle yemeği sonrası,        Mardin’in dar sokakları ve çarşılarından geçerek, ince taş işçiliğine sahip mihrapları, dört yüz yıllık ahşap mihrap kapıları, 1500 yıllık kök  boyası baskılı perdeleri, geniş avlusu içinde çan kulesi evi ve adeta dantel gibi işlenmiş taş oymacılığı örneklerinin yer aldığı divan ile dikkat çeken Kırklar Kilisesini ziyaret ediyoruz.

 700 yıllık bir tarihe sahip mükemmel bir mimari yapısıyla her köşesi nakış gibi işlenmiş Kasımiye Medresesi’ni gezdikten sonra   Diyarbakır’a hareket ediyoruz.  Yol güzergahımızda  bulunan tarihi taş konakları ile özgün bir mimariye sahip Midyat’ta dileyenlerin ‘Sıla’ dizisine konu olan  ‘Midyat Konuk Evini’de ziyaret etme imkanı bulacakları kısa bir kahve molası veriyoruz.  Kısa bir yolculuğun ardından yol üzerinde ham petrol kuyularını görerek yapımı devam eden Ilısu barajı ile sular altında kalacak olan erişilmez mağaralar anlamına gelen Hasankeyf’de vereceğimiz fotoğraf molası sonrası Sunexpress 23:50 tarifeli İzmir uçuşumuz için Diyarbakır Havalimanı’na transfer oluyoruz.

OTELLER

 

© 2016 Vispo Travel. All rights reserved

Content
Tur Ara
Fiyata Göre
Tur tipi
Anahtar Kelime
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi